Wisdom of the Archetypes Method / Arketip Metod Bilgeliği

William Blake, “Glad Day”

(Türkçe metin için yorum bölümüne bkz.)

* * *

The ‘Wisdom of the Archetypes Method‘ of self-discovery and healing is very different from what people are used to experience, as sadly they immediately  think of  ‘fortune telling’. Unlike Fortune telling, the Wisdom of the Archetypes Method uses  only the 22 Major Arcana, the original ones, and their very own vision of life are clear opposites and this is not without STRONG consequences…

Fortune telling is based on FEARS. We have many fears: Fear of not having, of failing, of suffering, of dying, etc…Our society is making us full of fears, as it promotes a world of competition, where we are fighting for wealth and goods,  whose scarcity is controlled by interests  groups. The economy is based on debt and not the sharing of wealth and though creates all our suffering and un-satisfaction. So, as we are growing fearful as we can measure the gap between what we are and what we have and the never ending crave for what we are not and what we do not have. This craving creates an emptiness that keeps us ‘in a mental prison’ and we do not see our situation…So we need to peep into the unknown, in order to reassure ourselves that ‘everything will just be fine‘, becoming what mister Gurdjieff would call: ‘the disease of tomorrow’ !

The Wisdom of the Archetypes Method comes from a very ancient lineage of doctors and scientists, who were studying the wonders of nature. Alchemy, astrology, homeopathy, were branch applications of these researches. These wise men and women that can be traced to the middle east, especially Alexandria in Egypt and Constantinople  before the ottoman rule, now modern day Istanbul, Turkey. Their knowledge based on the basis that: ‘As above, as below’, is the fruit of their studies of the correspondences between the very big and the very small. As the philosopher and mystic Pascal points, man is in the intersection of two infinites…We are living simultaneously at the bigger level, participating to the maintenance of the universe and the smaller level, our biological and natural life. All is about correspondences between the cosmic and the atomic levels.

Man is the living interaction of these forces, subject to the laws of the universe, our planet, laws were causes produces effects. We are submitted to these laws, such as gravity, inertia, where every thing is a logical result of an action. It is not because we don’t see something that it doesn’t exist. Gravity is an example: We see its effect in a object falling but we do not see the actual cause.

Besides the material solid world, a world of energy is surrounding us. Dynamic, patterns, types,  features are the fruits of invisible laws that causes them to happen to create a given result. The world is governed with such forces that can be identified as ‘Archetype’, such as creation and destruction, attraction and repulsion, harmony and disharmony, etc…Images are powerful vessels to convey such forces and explain their specificities. One can say that the Universe has attributes and these archetypes are expressions of them, using the power of images. A synthetic image has the power what the speech or the written cannot convey, the power of immediate recognition by the person, without the interference of the mind and the emotions through the perceptive door of vision.

This physics of the invisible is manifested through the use of the Wisdom of the Archetypes Method, due to their representative powers to reveal in a transparent way the dynamics and their logic. If we can learn to recognize these logics and to understand their consequences, we can better use our judgment and having explored all possibilities, we are free to choose the best for us. This is real freedom. The future is written by us and is a suite of logical decision and their consequences. In the fortune telling system, we study the most probable possibility and making it happen, as there is no other alternative to challenge it and that future is a default future, not the result of a conscious choice. In not choosing, we condemn ourselves to the laws of determinism and fatalism. We are also not using our freedom to choose. We just want to believe that ‘one day’ we will be ok…But were is the efforts, the ‘enablement’ of one’s self to be  ‘in charge’ of our life?  This is the heart of the difference between the Wisdom of the Archetypes Methods and fortune telling.

We choose to give up our freedom and hand it over to the best bidder telling us: ‘don’t worry, everything is going to be ok’ holding our hand (and at the same time emptying our pockets and taking all our money…). It takes a great amount of courage to resist the way our society has been ‘ engineered ‘ so that we give up our selves to the sirens of drowsy dreams of the consummation society. It takes a great amount of courage to stand back and assess the situation and start questioning the way we are living and our irresponsible life choices…Fortune telling is an accomplice of those who don’t want you free, in maintaining you into all these little and big fears that makes us ‘malfunctioning’, as escaping this ‘mental prison’ will be the end of their usurped power over us. They want us to ‘decorate’ our prison cells and not that we escape, but escaping is our first duty : We need to wake up from this hypnotic state and struggle to see ‘reality’ as is and build on firm foundations, not just shadows in a cavern, as society has become.

The Wisdom of the Archetypes Method helps us to see reality, ‘as is’ and this is where its self-healing powers are, in revealing the invisible mechanism and the physics of our world and our actions. Seeing is the door, the active, cathartic agent, for acceptance, recognition and atonement. By understanding the dynamics in our life, by getting acquainted with our gifts and the need for a balanced exercise of them, we become in charge, we become responsible and we can then fully participate to the peaceful and harmonious global maintenance of our common world, as a true human being.

Sunduklarımız / What We Offer

This entry was posted in Arketip Metod Bilgeliği / Wisdom of the Archetypes Method. Bookmark the permalink.

4 Responses to Wisdom of the Archetypes Method / Arketip Metod Bilgeliği

  1. nalan&nico says:

    ‘Tarot’ denince çoğu kişinin aklına maalesef hemen ‘fal’ gelir. Ancak öz-keşfi ve şifayı amaçlayan Arketip Metod Bilgeliği, insanların bugüne kadar tecrübe ettiğinden çok farklıdır. ‘Gelecekten haber veren fal’dan farklı olarak Arketip Metod Bilgeliği sadece 22 büyük orijinal arkanayı (kartı) kullanır. Her ikisinin ele alış biçimi, hayata bakış açısı birbirinden çok farklıdır, bununla birlikte doğurdukları AĞIR sonuçları da …

    ‘Fal’ yaklaşımı KORKULARDAN beslenir. Sahip olmamak, başarısız olmak, acı çekmek, ölmek, vb. gibi birçok korkumuz var. Toplum, mal-mülk için savaşılan, rekabete dayalı, kıtlığı çıkar grupları tarafından kontrol edilen bir dünya yaratarak, korku içinde yaşamamıza neden olur. Ekonomik düzen, malı mülkü paylaşmaktan ziyade borçlanma üzerine kurulmuş olup, sefalet ve tatminsizlik yaratır. Sonuç olarak korkularımızla büyüyerek ‘varlığımız’ın ve ‘sahip olduklarımız’ın arasındaki uçurumu görebilir, ‘olamadığımız’ ve ‘elde edemediklerimiz’e ilişkin bitmek bilmeyen bir hasret duygusu yaşarız. Bu hasret içimizde bir boşluk yaratır, bizi ‘zihinsel bir hapis’e mahkum ederek içinde bulunduğumuz durumu görmekten alıkoyar… Böylece bilinmeyene göz dikerek “herşeyin yoluna gireceğini” umut eder, Gurdjieff’in (http://www.gurdjieff.org/) sözleri ile “yarının hastalığı” olmayı bekleriz!

    İçsel uyanışı amaçlayan Arketip Metod Bilgeliği ise çok eski nesillerden, yaradılışın mucizesini inceleyen doktor ve bilim adamlarından günümüze gelmiştir. Simya, astroloji ve homeopati bu araştırmaların alt dallarıdır. Bu bilge erkek ve kadınların izi Orta Asya’ya, özellikle Mısır’daki İskenderiye’ye ve İstanbul’un fethinden öncesine, Konstantinopel’e kadar sürülebilir. Onların ‘yukarıda ne ise, aşağıda odur (as above, so below)’ yasasını temel alan bilgisi, çok büyük ve çok küçük arasındaki eşduyumlara yönelik yapılan araştırmaların meyvesidir. Filozof Pascal’in de vurguladığı gibi, insanoğlu iki sonsuzluğun kesişimidir… Biz evrenin işleyişine katkıda bulunarak büyük, ancak aynı zamanda biyolojik ve doğal hayatımızda var olarak küçük düzlemde yaşarız. Herşey kozmik ve atomik düzeylerin arasındaki eşduyum üzerine kuruludur.

    İnsanoğlu bu evrenin yasalarına tabidir, örneğin yerçekimi ve eylemsizlik (inertia) gibi. Bu yasalar çerçevesinde herşey bir etkinin mantıklı sonucudur. Görmediğimiz birşeyin var olmadığı anlamına gelmez. Örneğin yerçekimi: yerçekiminin kendisi görülemez, ancak objelerin yerçekimi etkisiyle düşmesi bize onun varlığını kanıtlar.

    Maddi bir dünyanın yanı sıra enerji çevremizi sarar. Dinamikler, tekrar ettiğimiz alışkanlıklar, kalıplar, vb. görünmez yasaların meyveleridir ve beklenen sonuçların doğmasına sebep olur. Dünya ‘arketip’ diyebileceğimiz yaratma-yok etme, çekme-geri itme, uyum-uyumsuzluk gibi güçlerle yönetilir. Arkanaların imgeleri, söz konusu güçlerin özelliklerini tarif eder, içinde barındırdıkları birçok ayrıntıyla sözlü veya yazılı bir ifadeden çok daha güçlüdürler. Kişi, zihnin ve duyguların müdahalesi olmadan arkanayı görür görmez tanır ve anlamını algılar.

    Arketip Metod Bilgeliği, bu görünmez güçleri açığa çıkarır, onların dinamiklerini daha iyi anlamamızı sağlar. Böylece karar verme yetkimizi daha iyi kullanabilir, önümüze serilen tüm olanakların arasından bizim için en iyisini seçebiliriz. Gerçek özgürlük budur. Geleceğimizi kendimiz yaratır, verdiğimiz mantıklı kararlar sonucu oluştururuz. ‘Fal’ yaklaşımı ile yapılan okumalarda ise en muhtemel olasılık üzerinde durulur, hatta bu olasılık mantıklı bir kararın sonucu olmaktan ziyade, kaçınılmaz bir kader olarak karşımıza çıkar. ‘Seçmemeyi’ seçerek, kaderciliğe mahkum oluruz. Bir gün ‘herşeyin yoluna gireceğine’ inanırız … Ancak bu yaklaşımda hayatımızın sorumluluğunu almak için çaba gösterir miyiz? Tabiiki hayır. Arketip Metod Bilgeliği ve ‘falcılık’ yaklaşımının arasındaki en temel fark bu: birinde hayatımızı ele alır, diğerinde ise kadere boyun eğeriz.

    Özgürlüğümüzden vazgeçip, hayatımızı adeta ihaleye açarız. En iyi teklifi (gelecekten en güzel haberi) verenin elimizi tutarak ‘korkma, herşey yoluna girecek’ demesini (ve aynı zamanda ceplerimiz boşaltarak bütün paramızı almasını) bekleriz. Toplumun dayatmalarına karşı çıkmak, içinde bulunduğumuz durumu analiz etmek, yaşamımızı ve bazen sorumsuzca aldığımız kararları sorgulamak cesaret ister … Çoğunlukla bu cesareti gösteremeyen bizler, yarı uyur-gezer halimizle kendimizi hayallere teslim ederiz. ‘Fal’, özgür olmak istemeyenlerin yol arkadaşı olup, korku dolu bir hayatı yaşamaya devam etmelerini sağlar. Oysa ‘zihinsel hapisten’ kurtularak korkuların üstesinden gelmek bir seçimdir.

    Korkularımız ebediyen hapiste kalmamızı ister, ancak oradan kaçmak ilk adımımız olmalı: uyur-gezer halimizden uyanmalı ve ‘gerçeği’ görmeye kendimizi zorlamalıyız, hayatımızın temellerini atmalı, toplumun gölgesinde yaşamamalıyız. Arketip Metod Bilgeliği ‘gerçeği’ görmemizi, güçlü imgeleriyle görünmez olan mekanizmaları ortaya çıkartarak şifa bulmamızı sağlar. Gerçeği görerek onaylamayı, kabul etmeyi ve nihayetinde huzur bulmayı öğreniriz. Hayatımızın dinamiklerini anlayarak ve Tanrı’nın bize bahşettiği vergiyi idrak ederek, huzur üzerine kurulu olan bir dünyanın yaratılmasında bir birey olarak sorumluluk alabiliriz.

  2. Pingback: As Above, So Below / Yukarıda Ne İse, Aşağıda Odur |

  3. Emine Yıldırım says:

    Çok güzel .. Yine.. ❤

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s