From the Pythagorean Tradition / Pisagorcu Geleneği’nden

(Türkçe için yorum bölümüne bkz.)

The disciple of the Order (the order Pythagoras founded) knows that his true homeland is not here down earth. Land of distress and tears, it is only the painful place that he is enchained to in a temporarily sojourn. What are a few years compared to the blessed eternity, to which his soul is promised?

One should not attach an exaggerated importance to the terrestrial pleasures. ‘ Those goods are easy to acquire and even easier to loose’ says one of the Golden Verses.

One could not take with him, at the time of the great journey, money, any goods or anything that man is coveting and towards which the blindness of the profane is rushing.

Let us be detached of the perishable things and let’s not envy those who are mainly striving to conquer them because one day will come when they would have obtain, at a very high cost, only vain smokes.

To the celestial scale, only good and pure acts, detached from any tainted interest and from selfish leprosy, will be the weapons of our victory.

The Master (Pythagoras) has said many times these words to his disciples. One day he made them the following comparison:

Human life is like the olympic games show. Some go there to compete. Others go to make business. But the Wise only follow them just to watch what is happening. It is the same in human life, some are  slaves to glory and others are slaves to the love of money. But there, the Wise only seek Truth.

The daily display of human miseries is the most instructive of the pedagogue (teacher). Let’s look, without mingling with them, the thousand swirling of the masses; their various interest struggles; their ambition and vanity fair, the bubbling of their passions.

We will see the mighty rise and fall,  the stars shine and extinguish , all glory finish like a withered flower.

Elsewhere, the Master gives similar advice:

Life is like a play; it is often the worse of men that perform the role of the greatest’, says one of the Homoioi.

In the drama of life, youth is the first act: this is why we look at it so attentively’, says another.

It is only friendship that down here can consolate, vivify, transfigure: The harbor is the refuge of the boat, the harbour of life is friendship’.

Earth only gives its fruits at one time of the year; friendship gives fruits at all moments of life.

And some ‘Akousmatas’ complete this philosophy marvelously:

Help men to load and not unload.’ Some men are destructors, detrimental, solvents and skeptics; such an attitude is not admissible. We ought to be makers, builders, when our activity gives us the opportunity and we ought not to weaken the cement of concord on which the city (society) relies upon.

Don’t host swallows’. Let’s cast away from our circle, without mercy, the envious, the jealous, the perpetual criticizers, the negators and the blasphemators of all nobility and of all spirituality. Their detrimental ‘climate’, their deleterious ‘atmosphere’ will finish to corrupt our enthusiasm, and  stiffle our outburst.

Erase from the ashes the trace of the pot’. Don’t wallow in the past, only look at the present and know how to prepare the future.

Don’t feed beings with claws’. Don’t let in your intimate circle, bitter and aggressive beings; don’t collaborate to works of hate; don’t give weapons to your ennemies.

Disdain your lost hair and the trimming of your nails.’  Don’t regret your sorrows, your deprivations, your sacrifices;  you must give up to the world half of your self, dedicate to it your sweat and your efforts; don’t groan to all that you have to lose but, instead think to all the spiritual goods and all the joys of the mind you can conquer.

Don’t leave your position without the order of your Imperator’. Life is an outpost where you have been placed fighting; you don’t have the right to abandon it before the time fixed by the general, who is God, said the Master and Philolaos repeated it. Have courage and hold firm, in the most cruel trials, in disgraces and the most undeserved pains.

Don’t roast what has been boiled’. Be happy with your lot and don’t ask, here under, more that is allocated to you.

Such is the role of the Wise in life: He greets it with serenity; journey through it with courage, will, goodness and modesty; he hold an even face in all circumstances because he knows that all here under is but shadows and passing illusions, that will disappear one day in front of the unspeakable reality.

   

Translated from the French into English from Jean Mallinger’s ‘ Pythagore et les Mysteres’, second edition, Planquart, 1974.  Chapter 4-Part 1,Page 137 to 139.

More on the Golden verses of Pythagoras and other pythagorean texts:

http://en.wikipedia.org/wiki/The_golden_verses_of_Pythagoras

http://www.sacred-texts.com/cla/gvp/index.htm

Fabre d’Olivet’s commentary of the Golden verses:

http://www.sacred-texts.com/cla/ogv/index.htm


This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters and tagged , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

2 Responses to From the Pythagorean Tradition / Pisagorcu Geleneği’nden

  1. Pisagorcu Geleneği’nden

    Pisagor’un kurduğu tarikatının müridi bilir, yeryüzünün onun gerçek vatanı olmadığını. Bu ıstırap ve göz yaşı ile dolu olan yerde o sadece bir misafirdir, acı dolu bu mekana geçici olarak zincirlenmiştir. Ruhuna söz verilen mübarek sonsuzluğun yanında bu birkaç yıl nedir ki?

    Kimse dünyevi zevklere gereğinden fazla önem vermemeli. ‘Burada herşey çok kolay elde edilir ve bir o kadar da kolay kaybedilir’ der Altın Ayetler’den bir tanesi.

    Bugüne kadar kimse son yolculuğuna çıktığında ne para, ne mal mülk, ne de imrendiği ve kafirin gözünü kör ettiği herhangi birşeyi yanında götürebildi.

    Geçici herşeyden uzak duralım ve onları elde etmek için çabalayan kimselere imrenmeyelim, çünkü gün gelecek ki, elleri bomboş olacak, bu onlara çok pahalıya mal olacaktır.

    Kutsal ölçekte sadece iyi ve saf girişimler, lekeli çıkarlardan ve bencillikten uzak olanlar zaferimizin silahları olacaktır.

    Usta (Pisagor) birçok kez müridlerine bu kelimeleri zikretmiştir. Bir gün şu karşılaştırmayı dile getirmiştir:

    ‘İnsan hayatı olimpiyatlara benzer. Bazıları oraya yarışmak için gider, bazıları ise iş yapmaya. Ancak Bilge olan sadece olanları izlemek için orada bulunur. İnsan hayatında da bu böyledir, bazıları şan şöhretin, bazıları ise paranın kölesidir. Ancak burada Bilge olan Gerçeğin peşindedir.’

    İnsanlığın sefaletinin gün begün su yüzüne çıkması en iyi öğretmendir. Onların arasına karışmadan yığının binlerce gırdabına, sebatsız çıkar çatışmalarına, hırslarına ve gösterişlerine, köpükten tutkularını seydredin.

    Güçlü inişlerini ve çıkışlarını, yıldızların parlamasını ve sönmesini göreceğiz, solan bir çiçeğin ihtişamlı ölümü gibi.

    Başka yerde Usta benzer bir öğüt verir:

    ‘Hayat bir oyun gibidir; çoğunlukla en kötüleri en iyilerini canlandırır’, der bir Spartalı savaşçı.
    ‘Hayatın dramasında, gençlik ilk perdedir: bu yüzden ona bu kadar dikkatli bakarız’, der bir başkası.

    ‘Burada yer yüzünde sadece arkadaşlık teselli edebilir, canlandırabilir, yüceltebilir: Liman geminin barınağıdır, hayatın limanı arkadaşlıktır’.

    ‘ Toprak meyvelerini yılda sadece bir kez verir; arkadaşlık ise hayatın her anında.’

    Ve bazı Pisagorcu sözlü kurallar bu felsefeyi muhteşem bir şekilde tamamlar:

    ‘ İnsanoğlu’na yüklemede yardım et, boşaltmada değil.’ Bazıları imha eden, zarar veren, çözücü ve kuşkucudur; böyle bir tutum kabul edilir gibi değil. Bizler yapıcı, kurucu olmalıyız imkanlar el verdiğince ve bizler şehrin (toplumun) üzerine kurulu olduğu dostluk bağını zayıflatmamalıyız.

    ‘ Göçmen kırlangıçlara ev sahipliği yapmayın ’. Çevremizden merhametsizce men edelim haset duyanı, kıskanç olanı, aralıksız olarak eleştireni, olumsuz düşüneni ve soylulara ve spiritualizme küfür edeni. Zarar verici, olumsuz enerjileri, coşkumuzu dindirecek ve sevinçli haykırışımızı söndürecek.

    ‘Küllerden kavanozun izini sil’. Geçmişte saplanıp kalma, sadece şu an’a bak ve geleceğe nasıl hazırlanacağını bil.

    ‘Koynunda yılan besleme’. Mahrem bölgene acımasız ve agresif varlıkların girmesine izin verme; nefretin doğmasına izin veren işlerde destek olma; düşmanlarına silah verme.

    ‘Kayıp saçını ve kesilen tırnaklarını küçümse.’ Kederlerinden, kayıplarından, fedakarlıklarından pişmanlık duyma; dünya için kendinden yarısını vermelisin, ona terini ve çabalarını ada; kaybedeceğini herkese inleyerek duyurma, bunun yerine spiritüel anlamda kazanabileceklerini, zihninde yer edecek olan sevinçleri düşün.

    ‘İmparatorun emrini almadan pozisyonunu terk etme’. Hayat, savaşmak üzere yerleştirildiğin bir yerdir; General, ki bu Tanrı’dır, zamanın geldiğini bildirmeden senin için öngörülen yeri terk edemezsin, diye dile getirmiş Usta ve Philolaos bunu tekrar etmiştir. Cesur ol ve sağlam dur, en zalim imtihanlarda, gözden düştüğün durumlarda ve en hak etmediğin acılarda.

    ‘Kaynatılmış olanı tekrar kavurma’. Payına düşenle mutlu ol ve dünyada sana verilenden daha fazlasını isteme.

    Bilge’nin hayattaki rolü şu şekildedir: Onu sükunet ile selamlar; yolculuğunu cesaret, niyet, erdem ve tevazu ile yapar; her durumda yüzünü korur, çünkü bilir ki dünyada herşey bir gün tarifsiz gerçekliğin karşısında yok olacak olan gölgelerden ve pas geçen illüzyonlardan oluşur.

  2. Pingback: Internal Regimen Of the Pythagorean School / Pisagor Okulu’nun İç Rejimi |

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s