The Tree of Oneness / Birliğin Ağacı

(Türkçe için yorum bölümüne bkz.)

2013-03-23-1551-24The dervishes – May God increase their  numbers– asked to my frail person to explain to them how the ‘Witnesses of the Oneness explain the World; what are, according to them, the superior and inferior worlds; the first sky and the seventh …”My success only depends on God. I surrender to him; I leave all up to him”…

That all beings form a one and only tree.

Know-may you be blessed in the two worlds-that for the ‘Witnesses of the Oneness’, all beings form a one and only tree. The primal sphere, or Sphere of all spheres, that is simple and without any spoor, is the ground of this tree. The second sphere, or sphere of the motionless, is the root of this tree. The seven heavens, which are all a planet, constitute the trunk of this tree. Saturn is at the first heaven; the moon, at the seventh. Saturn is the farthest from us. What is the closest to us is more elevated in hierarchy. The four elements and the 4 natures or temperaments constitute the branches of this tree. The mineral, plant and animal realm are its leaves, flowers and fruits. Now that you know the degrees of this tree, learn that the fruits are at the top, they are the substrate, the quintessence of the tree; they are more noble and more subtle that the tree itself. Hence, everything close to the fruit is more elevated, subtle and noble.

Therefore, the spheres and the planets,that are the ground, the root and the trunk of the tree, constitute the inferior world. The elements, the natures or temperament, the mineral, plant and animal realm, that are the branches, the leafs, the flowers and the fruits of the tree, constitute the superior world. Hence it has been said that the spheres, the planets, the elements and the natures or temperaments, are the ‘Preserved Tablet’ (Al-Lawh al-Mahfoûdh), the divine Book. Everything that is written in the Book of God manifests itself here under: ‘ There is nothing green or dry that is not mentioned in the explicit book’ (Qu’ran, VI-59). In the same way, everything that appears on the tree is written in the root and the branches.

O dervish! ‘The people of the Oneness’ say that the degrees of this tree were and will always be complete. But some degrees are so that they don’t leave the form they have and will not take another. These degrees are from the inferior world, which is composed of the spheres and the stars. They are the root and the trunk of the tree. It must be so, because the root and the trunk don’t leave their form for another. Other degrees are so that they abandon their form and don’t take another. These degrees are of the superior world. Which is composed by the mineral, plant and animal realm. They are the leaves, the flowers and the fruits of this tree. It must be so, because the leaves, the flowers and the fruits are not always on the tree in the same state. Some fruits fall at blossoming; other, when they are still green; others when ripe. Then, again, leaves, flowers and fruits all appear, grow, ripe and fall. The more the tree grows and is elevating in degrees, the more it becomes subtle and thin. For the same reason, the tree becomes vulnerable; it shivers from one side to the other, contrary to the root, to the trunk and to the main branches.

Everything about the tree – root, trunk, branches, leaves, flowers and fruits – proceed from the tree itself. The tree is its own provider and gardener, its ground, water, air, sun, shadow and life. The tree has all in itself and for itself. The tree is all; all is this tree.

***

Next post from Nasafi here :

The Journeys of the Soul

***

Extracted from Azizuddin Nasafi’s ‘ Book of the way-stations of the Traveler ‘, page 345 to 347, published together with ‘The book of the Perfect Man‘, Fayard, Paris, 1984. Our English translation comes from Isabelle de Gastine’s French translation of the original Persian.

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters. Bookmark the permalink.

5 Responses to The Tree of Oneness / Birliğin Ağacı

  1. Birliğin Ağacı

    Dervişler, Allah sayılarını çoğaltsın, ‘Birliğin Şahitleri’nin dünyayı nasıl anlattığını önemsiz olan bana sordu. Onlara göre aşağı ve üstün dünyalar, gökyüzünün ilk ve yedinci katı neydi … “Başarım ancak Allah’tandır. Ona teslim olur, her şeyi ona bırakırım.”

    Tüm varlıklar sadece tek bir ağacı oluşturur.

    Her iki dünyada kutsanmış ol. ‘Birliğin Şahitleri‘ne göre tüm varlıkların sadece tek bir ağacı oluşturduğunu bilmelisin. Tüm katmanların katmanı olan ilk tabakası, ağacın toprağı olup, sadedir, hiçbir iz taşımaz. Hareketsizliğin katmanı olan tabaka ise bu ağacın köküdür. Her biri bir gezegeni temsil eden gökyüzünün yedi katı, bu ağacın gövdesini oluşturur. Satürn, gökyüzünün ilk, Ay ise yedinci katındadır. Satürn bize en uzak olandır. Bize en yakın olan ise, hiyerarşide daha yüksek bir basamakta yerini alır. İnsan dört elementi ve mizacı, ağacın dallarıdır. Mineral, bitki ve hayvanlar alemi, onun yaprakları, çiçekleri ve meyveleridir. Şimdi bu ağacın derecelerini bildiğine göre, meyvelerin en üstte olduğunu öğren. Onlar ağacın özsuyu, 5.elementi olup, ağacın kendisine göre daha süptil ve asildirler. Bundan dolayı meyveye yakın olan her şey daha yüce, asil ve süptildir.

    Bu bağlamda ağacın toprağını oluşturan katmanlarla gezengeler, ayrıca ağacın kökü ve gövdesi, aşağı dünyayı oluşturur. Elementlerle mizaçları, ayrıca mineral, bitki ve hayvan alemini temsil eden dalları, yaprakları, çiçekleri ve meyveleri üstün dünyadır. Bu yüzden katmanların, gezegenlerin, elementlerin ve mizaçların, ‘Korunmuş Tablet’ (Al-Lawh al-Mahfoûdh), Kutsal Kitap olduğu söylenir. Allah’ın kitabında yazılı olan her şey burada tezahür eder: ‘Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.’(En’am Suresi, 59’uncu Ayet). Aynı şekilde ağacın üzerinde var olan her şey kökte ve dallarda yazılıdır.

    Ah derviş! ‘Birliğin insanları’, bu ağacın derecelerinin her zaman tam olduğunu ve tam olacağını söyler. Ancak bazı dereceler mevcut biçimlerini terk edip, başka şekillere bürünmezler. Bu dereceler, katman ve yıldızlardan oluşan aşağı dünyadandır. Onlar ağacın kökü ve gövdesidir. Öyle olmalı, çünkü kök ve gövde başka bir şekil almak için mevcut biçimlerini bırakmazlar. Bazı dereceler ise mevcut biçimlerini terk eder, ancak başka bir şekil almazlar. Bu dereceler mineral, bitki ve hayvanlar aleminden oluşan üstün dünyadandır. Onlar ağacın yaprak, çiçek ve meyveleridir. Bu böyle olmalı, çünkü ağacın üstündeki yaprak, çiçek ve meyveler her zaman aynı durumlarını korumazlar. Bazı meyveler çiçek açtığında, bazıları hala yeşilken, bazıları ise olgunlaşmışken ağacın dallarından düşer. Sonra ağaç yine yaprak, çiçek ve meyve verir, bunlar büyür, olgunlaşır ve düşer. Ağaç ne kadar çok büyüp, derece anlamında yükselirse, o kadar süptil ve ince olur. Aynı nedenden dolayı, ağaç kolay incinir. Kökün, gövdenin ve ana dalların aksine,rüzgarla bir oraya, bir buraya savrulur.

    Ağacın tüm parçaları – kökü, gövdesi, dalları, yaprakları, çiçekleri ve meyveleri – ağacın kendisinden meydana gelir. Ağaç, kendi kendini geçindiren bahçevandır, toprağı, suyu, havası, güneşi, gölgesi ve hayatıdır. Ağaç, ihtiyaç duyduğu her şeye sahiptir. Ağaç her şeydir, her şey ağaçtır.

    ***
    Kaynak: Azizüddin Nesefi’nin ‘İnsan-ı Kamil’ ile birlikte yayımlanan ‘Book of the way-stations of the Traveller’ kitabından bir özettir (sayfa 345-347).

  2. Pingback: The Journeys Of The Soul |

  3. Pingback: About Past Lives… |

  4. Pingback: About the stages on the Path / Yolun Aşamaları Hakkında |

  5. Pingback: A Little Sampler Choice About Tolerance and Unity / Tolerans ve Birlik Üzerine Küçük Bir Seçki |

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s