As Above … / Yukarısı Nasılsa … – Elena Gogou

Tree by Elena Gogou

A story inspired by Gurdjieff’s Christmas tree.

The old man had asked to decorate the Christmas tree by himself that year. A huge fir-tree from some forest up north. Two days before, he had shut himself up in the big drawing-room with a ladder and his workman’s tools, scissors, glue, extension wires, lights, and coloured papers, and would let no one in. He hardly went out for two whole days, and that when he was sure everyone was asleep. On Christmas Eve the door finally opened for the big celebration.

Up where the big chandelier was there now hung the roots of the tree, and a series of fairy lights ran down twining around the branches of the tree to the floor. Shiny red balls hung from the branches. From the top of the tree which almost touched the ground hung a brightly lit star. Stars of various shapes and sizes were scattered on the carpet around the tree. All his tools and ladders neatly put away in a corner, the old man sat by his favourite instrument with half a naughty smile.

The community still in awe, gaping at the sight, he started to play. It was a song that spoke of a Night when stars fall upon the earth and become children who are visited by wise men in their dreams, and angels stand in awe – just like humans do, when they see things turned upside down.

Thank you, dear Elena, for this nice sharing.

More about Gurdjieff’s Christmas Tree here.

This entry was posted in SOPHIA and tagged , , , , , , , . Bookmark the permalink.

One Response to As Above … / Yukarısı Nasılsa … – Elena Gogou

  1. Yukarısı Nasılsa . . .

    Gurdjieff’in Noel ağacından ilham alınmıştır.

    O yıl, yaşlı adam kuzey ormanlarından getirilen köknar ağacını tek başına süslemek istedi. Noel arifesinden iki gün önce büyük misafir odasına kapandı. Yanında malzemeleri vardı, bir merdiven, bir alet çantası, makaslar, yapıştırıcı, uzatmalı kablolar, ışıklar ve renkli kağıtlar. Kimseyi odaya sokmadı ve iki gün boyunca neredeyse hiç odadan çıkmadı. Çıktıysa da herkesin uyuduğundan emin olduğu bir vakitti. Noel arifesinde kapı nihayet açıldı, büyük kutlamanın yapılacağı gün gelmişti.

    Büyük avizenin bulunduğu yerde şimdi ağacın kökleri asılıydı, ağacın dallarına sarılmış perili ışıklar yere kadar uzanıyor, ayrıca dallarda parlak kırmızı toplar sallanıyordu. Neredeyse yere dokunan ağacın tepesinde ışıldayan bir yıldız, ağacın etrafına ise halının üzerine serpiştirilmiş farklı şekil ve boyutlarda yıldızlar vardı. Tüm aletleri ve merdiveni tertemiz bir şekilde köşeye kaldıran yaşlı adam sevdiği enstrümanın yanında oturuyordu, yüzünde hafif yaramaz bir gülümseme vardı.

    İnsanlar hala hayranlık içinde, şaşkın bir şekilde ağaca bakarken o çalmaya başladı. Şarkı, yıldızların yeryüzüne düşüp çocuklara dönüştüğü bir geceden bahsediyordu. Çocuklar rüyalarında yaşlı adamlar tarafından ziyaret ediliyor, melekler ise bunu hayranlıkla izliyordu – aynı insanların tepetaklak olan şeyleri gördüklerinde hayranlıkla baktıkları gibi.

    Elena, teşekkürler bu güzel paylaşımın için ❤

    Gurdjieff’in Noel Ağacı hakkında daha fazla öğrenmek için buraya tıklayınız.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s