From the Cosmic Tradition Archives: ‘On Education’ – Part 2 / Kozmik Geleneğinin Arşivlerinden: ‘Eğitim Hakkında’ – 2.Bölüm

Fom the  movie AGORA.

From the movie AGORA.

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

Part 2: Discourse to the Young People on the Path

Here is how we ought to speak to the neophytes: ‘We are of divine origin, whether we are from Brah Elohim or Brah Aoual. We are human, that is the master piece and the link in the chain of the cosmic Being. We are responsible, according to our means, of our Selves, of their continuous perfecting and of the preservation of their integrity.

We must acquire the knowledge that can help us recover what humanity has lost. We are formed for the perpetual individual perfecting and we have the right for everything that is susceptible to favorise our evolution!

We are formed to acquire the plenitude of life on earth that is the heritage and natural habitat of humanity. If we lose the actual external envelop, we cease being human. The loss of a state or degree, occasioned by the Hostile, is the worst of all evils; such a loss is an insult to the forming God.

In developing our own degrees of being, we evolve our entourage in transforming materiality, in shaping it gradually and methodically, we succeed to render it suitable to formations. If such transformation goes with suffering and losses, it is because man/woman has abdicated parts of his rights to the Hostile.

Your first right, coming before all of the others, is to keep this body because in its shelter and protection, nothing can harm you in all degrees or states of being. You have the right to immortality on earth.

When intelligence, localized in man/woman will be sufficiently developed or re-developed in order to be in full relationship with the universal intelligence, he/she will find the mean to preserve the nervo-physical degree forever and recover the physical degree he/she has been deprived of.

It is by the development and the preservation of the Self, according to its strengths and the development of our mentality, it is by the healthy use of our own reason, it is by the preservation of our nervo-physical degree; it is by the encouragement that we will give to every noble feelings, it is by the continuous desire, the firm will to put them in action,  it is  above all by the  watch of the nervous degree of the physical state against excess of irritation and sensibility, it is finally by the reasoned choice of our environment that we will become able to help the individual man/woman and the collective man/woman to reclaim his/her primitive and original rights.

We ought to protect the best we can our body; we ought to avoid all suffering, all discomfort by a healthy food and a decent clothing, by mean of rest, exercise and natural pleasures. Thereby extend our lives while contributing to the happiness of your entourage.

If on the contrary, we annihilate our mentality in substituting the mentality of others, we are bowing to beliefs and prejudices, if we banish our reason, if we imprison our spirituality with the adoration of individual or personal beings, of a more or less questionable character that evade your normal senses, if we over-excite or atrophy our nervous  degree, if we pervade our sexuality, if we wear out our physical state in excesses or privations also contrary to nature, we will prepare ourselves a life as short as miserable on earth; we will render ourselves unable to resist to the negative influences that will bring our disintegration.

We are ought to cultivate our mentality in developing our reason, our will and our capacity to know everything we can conceive without settling on other people’s conception. We ought to select our immediate entourage, that ought to be refined and sympathetic sincere and true, so that our capacities find their best environment to develop without hindrance.

We ought to use our intelligence to preserve our nervo-physical degree that is worthy of all honors and all considerations; its construction is so amazing that those who study it and and realize the length of its capacities, testify that the body is made to be immortal.

Beware those who teach to disdain or despise the body and the earth; remember that man/woman is Brah Elohim’s master piece and the predilection being of Brah Aoual. If we are deprived, we cease being human.

In regard to the Earth, our dwelling place, our inheritance, the actual state of man/woman prevents him/her to realize the wonderful capacities it conceals and ought to make it a wonderful stay full of delights.

The fake cults, the wrong beliefs, the prejudices, all put man/woman in a position similar to someone who would moan in misery besides a great treasure where he/she could freely draw.

It is a duty for every man/woman to use his/her intelligence and mentality to evolve the Earth. ‘The heaven belong to God and the Earth was given to the children of the human.’ Those who teach humanity to neglect or disdain what is in the sphere of perception, in favor of what is beyond this sphere, are our worst enemies.

Consciously or not, they are in the influence of those who seek to deprive humanity of its body and the earth, as well as in the far past, they stole the paradise with the true physical state that completed his being.’

 

Back to Part 1 / Go to Part 3

***

Source: Cosmic Tradition, Part II, Chapter XXXI

Original French:

This entry was posted in Sanat & Medya / Art & Media. Bookmark the permalink.

5 Responses to From the Cosmic Tradition Archives: ‘On Education’ – Part 2 / Kozmik Geleneğinin Arşivlerinden: ‘Eğitim Hakkında’ – 2.Bölüm

  1. Pingback: From the Cosmic Tradition Archives: ‘On Education’ – Part 1 / Kozmik Geleneğinin Arşivlerinden: ‘Eğitim Hakkında’ – 1.Bölüm |

  2. Kozmik Geleneğinin Arşivlerinden: ‘Eğitim Hakkında’ – 2.Bölüm

    II – Yolda Olan Genç İnsanlara Nutuk

    Bu şekilde “yolda olan genç insanlara” konuşmalıyız:

    ‘Brah Elohim veya Brah Aoual’den olalım, bizler kutsal bir kaynaktan geliyoruz. Kozmik Varlığın şaheseri ve zincirinde halka olan insanız. Elimizde bulunan araçlara göre Özlerimizden, onların sürekli olarak kusursuzlaştırılmasından ve dürüstlüklerin korunmasından sorumluyuz. İnsanlığın kaybettiği şeyi geri kazanmamıza yardımcı olacak olan bilgiyi edinmeliyiz. Bizler daim olan bireysel kusursuzlaşmaya göre şekillendirilmiş olup, evrimimizin teşvik edilmesine duyarlı olan her şeye hakkımız var! İnsanlığın mirası ve doğal yetişme ortamı olan dünyadaki yaşamın dolgunluğunu elde etmek üzere şekillendirildik. Mevcut dış kılıfı kaybedersek insan olmayı bırakırız.

    Düşmanca Güçlerin mahal verdiği hal veya derece kaybı en büyük kötülüktür; bu tarz bir kayıp şekillendiren Tanrı’ya yapılan bir hakarettir. Varlığımızın kendi derecelerini geliştirerek, maddeyi dönüştürerek, onu kademeli ve yöntemli bir şekilde şekillendirerek çevremizi geliştiririz. Bu şekilde onu oluşumlara uygun hale getirmeye başarırız. Eğer bu tarz bir dönüşüm acı çekme ve kayıplarla gerçekleşirse bu erkeğin/kadının bazı hakları Düşmanca Güçlere feragat ettiğindendir. Diğerlerinden önce gelen ilk hakkın, bu bedeni tutmaktır, çünkü onun barındırması ve koruması altında hiçbir şey varlığın derece veya hallerine zarar verebilir.

    Yeryüzünde ölümsüzlüğü hakkın vardır. Erkekte/kadında sınırlandırılan zekâ yeterince (tekrar) gelişip, evrensel zekâyla tam tamına ilişki kurduğunda o sinirsel-fiziksel (nervo-physical) dereceyi sonsuza dek koruyabilecek ve mahrum bırakıldığı fiziksel dereceyi kurtarabilecektir.

    Zihnimizin güçleriyle gelişimine göre Özün gelişimi ve korunmasıyla, kendi mantığımızın sağlıklı kullanımıyla, sinirsel-fiziksel (nervo-physical) derecemizin korunmasıyla; her asil duyguya vereceğimiz teşvikle, sürekli var olan bir arzuyla onları eyleme geçirme konusunda göstereceğimiz sağlam iradeyle, bilhassa fiziksel derecenin sinirsel derecesinin tahriş ve duyarlılığın aşırılığına karşı gözlenmesiyle, son olarak çevremizin gerekçeli seçimiyle bireysel ve kolektif erkeğe/kadına doğuştan beri var olan haklarını geri alma konusunda yardım edebileceğiz. Olabildiğince iyi bir şekilde bedenimizi korumalıyız; sağlıklı yemek ve uygun bir giyim, dinlenme, egzersiz ve doğal zevklerle tüm acı ve rahatsızlıkları önlemeliyiz. Bu şekilde çevremizdeki mutluluğa katkı sağlarken yaşamlarımızı uzatırız.

    Tam tersine, kendi zihnimizi diğerlerinkiyle ikame ederek yok saydığımızda inanç ve önyargılara boyun eğeriz. Mantığımızı defettiğimizde, az çok kuşkulu bir karaktere sahip olan ve normal duyularımızla algılanamayan bireysel veya şahsi varlıklara tapınarak ruhaniliğimizi hapsettiğimizde, sinirsel derecemizi fazla heyecanlandırdığımız veya körelttiğimizde, cinselliğimizi yaydığımızda, fiziksel halimizi aşırılıklar içinde yıprattığımızda veya doğaya aykırı gelerek her şeyden mahrum bıraktığımızda kendimizi yeryüzünde hem kısa hem de sefil olan bir hayata hazırlıyor olacağız; dağılmamıza neden olacak olan olumsuz etkilere karşı koyamayacağız.

    Başka insanların fikriyle uzlaşmadan kavrayabileceğimiz her şeyi bilmek üzere mantığımızı, irademizi ve kapasitemizi geliştirerek zihnimizi işlemeliyiz.

    Rafine ve dürüst ile gerçek olan bir yakın çevre seçmeliyiz. Böylece kabiliyetlerimiz, engelsiz bir şeklide gelişebilmesi için en iyi çevreye sahip olur.

    Tüm şeref ve itibara layık olan sinirsel-fiziksel (nervo-physical) derecenin korunması için zekâmızı kullanmalıyız; yapısı o kadar harikulade ki, onu inceleyip de kabiliyetlerin uzunluğunu fark edenler bedenin ölümsüz olması için yapıldığını doğrularlar. Bedeni ve yeryüzünü küçümsemeyi veya hor görmeyi öğretenlerden sakın; erkeğin/kadının Brah Elohim’in şaheseri ve Brah Aoual’in tercih ettiği varlık olduğunu hatırla. Eğer mahrum bırakılırsak insan olmaya son veririz.

    Erkeğin/kadının güncel hali onu meskenimiz, mirasımız olan Dünya’da gizlenen harika kabiliyetleri fark etmekten alıkoyar ve yeryüzünün zevklerle dolu, harika bir mesken olmasını engeller. Sahte dinler, yanlış inançlar, önyargılar erkeği/kadını içinden özgürce alabileceği bir hazinenin yanında oturan ancak bunu fark etmeyerek sefalet içinde inleyen birinin pozisyonuna benzer bir duruma sokar. Dünyayı geliştirmek üzere zekâsını ve zihnini kullanmak her bir erkeğin/kadının görevidir. ‘Gökyüzü Tanrı’ya ait olup, Yeryüzü insanın çocuklarına verilmiştir.’

    İnsanlığa algının katmanında olanı bu katmanın ötesinde olanın lehine ihmal etmeyi veya küçümsemeyi öğretenler en kötü düşmanlarımızdır. Bunlar, bilinçli olsun veya olmasın, insanlığı bedeninden ve yeryüzünden mahrum bırakmak isteyenlerin etkisindedir. Aynı uzak geçmişte varlığını tamamlayan gerçek fiziksel hali ile cenneti çaldıkları gibi.’

    1.Bölüm / 3.Bölüm

    Kaynak: Kozmik Gelenek, II. Bölüm, XXXI. Kısım

  3. A. Scholar says:

    This was so clearly written. Thank you for this. Philosophy is difficult, as the love of wisdom. When wisdom is the understanding of knowledge, (Greek). However, because one believes something to be true doesn’t necessarily make it knowledge, it makes it true belief. — Socrates / Epistemology
    You advance, understanding, back toward, aeons ago, when there was understanding without knowledge. This was a great piece for those of us, who want to share. It brought me back to Earth.

  4. Hearing the voice of a rare friend is making our day special !

    Your comments are always encouraging us.

    Thank you, dear Peter 🙂

    Blessings from Nalan and Nico

  5. Pingback: From the Cosmic Tradition Archives: ‘On Education’ – Part 3 / Kozmik Geleneğinin Arşivlerinden: ‘Eğitim Hakkında’ – 3.Bölüm |

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s