About The Heart / Kalp Hakkında

 

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

‘You can build the mind if there is a heart, but if there is a brilliant mind and no heart, you can do nothing with it. It’s absolutely hopeless. This is why there is such an emphasis on the heart.

The physical heart is the physical manifestation of the Anahata Chakra or the center of the Chalice—the heart of the Subtle Body.

Surya-Vidya—thus was the Teaching of the Heart sometimes called. In this definition was indicated the fieriness, the sun-like quality, the centrality of the heart. Verily, anyone who wishes to cognize the heart cannot approach it as only a part of the organism. First of all, one should recognize the centrifugal aspect of the heart and study outward from it, not inward toward it. The solar plexus is the antechamber of the temple of the heart.

The Kundalini is the laboratory of the heart. The brain and all the centers are the estates of the heart, because nothing can exist without the heart. Even the brain can be supplemented to a certain degree. Even the Kundalini can be somewhat nourished by a manifestation of electricity, and the solar plexus can be strengthened by blue light. The kundalini can be opened by using certain techniques, but it will not function like the heart. There is nothing you can do with it that you can’t do with the heart.

The heart stands as the temple of humanity. One cannot conceive of the unity of humanity by way of the brain or the Kundalini, but the radiance of the heart can bring together the most seemingly varied organisms, even across remote distances. This experiment, of the unification of hearts across distance, awaits its workers.

The heart is subtler than the mind. The mind is a coarse aspect of refinement, but the heart is the highest aspect of refinement. Everything is from the heart: Beauty, music, your vision, your hearing, everything. Many times people will say the heart is the most important thing and forget the mind. No, no, the mind is very important, but he is secondary. It’s like the magnetic field, which should have been discovered before electricity because it would be the perfect servant to electricity, as the heart is the perfect servant of the mind. When you have the heart and then the mind, you have the perfect balance. You start from within, discover the heart and bring it out. As Tagore says: ‘ It’s the king of the Dark Chamber that dwells within each person but is invisible because it is such a great and powerful thing.’ The ability to love: This is the magnet of the personality.

The heart in its full significance is a transmuter and a condenser. Often these processes happen to be so strong that human strength cannot suffice to contain and endure the tension. From antiquity has come the prayer about resigning one’s spirit to God. One should understand truly this surrender of the spirit. If you feel an unbearable anguish of the heart, transfer it mentally to the Lord. Thus you may join your heart with the Inexhaustible Source. Such action may be particularly needed when the tension of the entire planet is great. One must be prepared for the most diversified influences, both cosmic and human.

The ability to love is the first opening of the heart, even if it’s a personal love. From the heart you can operate that love and bring it into it’s impersonal expression. When you can love someone unselfishly, the heart is at work, and this is what is called the Cosmic Magnet. This love goes out into infinity, touches the Cosmic Magnet, and returns to radiate from you to all humanity.’

***

Source: 

From the Agni Yoga Teachings

of Helena and Nicholas Roerich.

Discover more here

About the Roerich’s

incredible legacy look here

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters and tagged , , . Bookmark the permalink.

3 Responses to About The Heart / Kalp Hakkında

  1. Kalp Hakkında

    ‘Bir kalp varsa, zihni kurabilirsin, ancak bir zihnin varsa ve kalbin yoksa, o zaman onunla hiçbir şey yapamazsın. Bu, kesinlikle umutsuz bir vakadır. Bu yüzden kalbe bu kadar vurgu yapılır.

    Fiziksel kalp, Anahata Çakra veya Süptil Bedenin kalpi olan Kadehin merkezinin fiziksel tezahürüdür.

    Surya-Vidya— Kalbin Öğretisi bazen böyle adlandırılırdı. Bu tanımda kalbin ateşliliği, güneşe benzer niteliği, merkeziliği belirtilirdi. Kalbi bilmek isteyen kimse ona sadece organizmanın bir parçası olarak yaklaşamayacağı aşikardır. Öncelikle kalbin merkezkaç yönünün farkına varmak ve her şeyi ondan dışa doğru, onun içine doğru değil, incelenmelidir. Solar Pleksus, kalbin tapınağının giriş odasıdır.

    Kundalini, kalbin laboratuvarıdır. Beyin ve tüm merkezler kalbin mülküdür, çünkü hiçbir şey kalpsiz var olamaz. Üstelik beyin belli bir dereceye kadar desteklenebilir. Kundalini bile elektriğin bir tezahürü ile oldukça beslenebilir, solar pleksus ise mavi ışıkla güçlendirilebilir. Kundalini belirli tekniklerin kullanılmasıyla açılabilir, ancak kalp gibi çalışmaz. Onunla yapabileceğin ancak kalple yapamayacağın hiçbir şey yoktur.

    Kalp insanlığın tapınağı gibidir. Kimse insanlığın birliğini, beyin veya Kundalini aracılığıyla anlayamaz, ancak kalbin parlaklığı en görünürdeki çeşitli organizmaları, uzaktan mesafelerde bile, bir araya getirebilir. Bu deneyim, kalplerin mesafeler arasındaki birleşme, işçilerini bekliyor.

    Kalp zihinden daha süptildir. Zihin arıtmanın kaba, kalp ise arıtmanın en yüce yönüdür. Her şey kalptendir: Güzellik, müzik, vizyonun, işitmen, her şey. Çoğu zaman insanlar kalbin en önemli şey olduğunu ve zihni unutman gerektiğini söyleyecektir. Hayır, hayır, zihin çok önemlidir, ancak ikincil şeydir. Elektrikten önce keşfedilmesi gereken manyetik alan gibidir, çünkü o zaman elektriğe mükemmel bir şekilde hizmet edecekti. Aynı kalbin zihnin mükemmel hizmetkarı olduğu gibi. Önce kalbe sonra zihne sahip olduğunda mükemmel dengeye sahipsindir. İçeriden başlayıp, kalbi keşfedersin ve sonra onu dışarıya çıkartırsın. Tagore dediği gibi: ‘Her bir insanın içinde yaşayan Karanlık Odanın kralıdır, ancak öyle yüce ve güçlü bir şey ki görünmezdir.’ Sevme kabiliyeti: Bu kişiliğin mıknatısıdır.

    Tüm önemiyle kalp bir dönüştürücü ve kondansatördür. Çoğu zaman bu süreçler o kadar güçlü meydana gelir ki, insan gücü bile gerilime dayanıp katlanmaya tahammül edemez. Tini (ruhu) Tanrı’ya teslim etme duası eski uygarlıklardan gelir. Tinin (ruhun) bu teslimiyetini gerçekten anlamalıyız. Kalbin dayanılmaz bir acısını hissedersen, onu zihinsel olarak Efendi’ye transfer et. Böylece kalbini Tükenmez Kaynakla birleştirirsin. Böyle bir eyleme tüm gezegenin gerilimi çok büyükse özellikle ihtiyaç duyulur. Hem kozmik, hem de insani olan en çeşitli etkilere hazırlıklı olmalıyız.

    Sevme kabiliyeti kalbin ilk açılmasıdır, bu kişisel bir aşk olsa bile. Kalpten bu sevgiyi işleyebilir ve onu kişisel olmayan bir ifadeye dönüştürebilirsin. Birini bencilsizce sevebilirsen, kalp çalışıyordur. Buna Kozmik Mıknatıs denir. Bu sevgi sonsuzluğa çıkar, Kozmik Mıknatıs’a dokunur ve senden tüm insanlığa yayılmak için döner.’

    Helena ve Nicholas Roerich’in öğretilerinden.

  2. Pingback: A Weebit More About The Agni Yoga Teachings / Agni Yoga Öğretileri Hakkında Daha Fazlası |

  3. Pingback: From The Agni Yoga Teaching-The Law Of Concealed Memory Is A Blessing / Agni Yoga Öretisinden-Gizlenmiş Hafızanın Yasası Bir Nimettir |

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s