Images of the Cosmos – “The Golden Chain” / Evren’in Betimlemeleri – “Altın Zincir”

Here is another way to look at the central light. Think of the rays emanating from the central One to all things in our world. Each of these rays may be traced back to its source, The One. Neoplatonists talk about rays, but also cords or chains, suspended from The One. The image of the Golden Chain has its origin in Homer’s Iliad, where Zeus (Jove) says of himself:

And know, the Almighty is the god of gods.
League all your forces, then, ye powers above,
Join all, and try the omnipotence of Jove.
Let down our golden everlasting chain
Whose strong embrace holds heaven, and earth, and main:
Strive all, of mortal and immortal birth,
To drag, by this, the Thunderer down to earth:
Ye strive in vain! If I but stretch this hand,
I heave the gods, the ocean, and the land;
I fix the chain to great Olympus’ height,
And the vast world hangs trembling in my sight!
For such I reign, unbounded and above;
And such are men, and gods, compared to Jove.

Here Zeus the supreme god may be identified with The One […]. With his unbreakable chains of causation God binds the cosmos, which depends – literally hangs – on him.

Besides chains or chords, Pagan Neoplatonists also spoke of lineages (it’s actually the same word in Greek). Thus all the gods and goddesses (in the realm of Beings) are born of The One, who is then called the Father (and Zeus had the title “Father of Gods and Humans”). The daimons, angels, and other souls in the Cosmic Soul are likewise descended from one or another god or goddess. Finally, everything in the material world, including non-living things, is in the lineage of angels, gods, and The One. Thus we are all children of God.
Source: The Wisdom of Hypatia”; Bruce J. MacLennan, PhD; page 170.

***

Merkezi ışığa bir de farklı bir bakış açısıyla bakalım. Yeryüzünde her şeyi aydınlatan, merkezi Tek’ten akan ışınlar düşünün. Her bir ışının geriye doğru izi sürülebilir, kaynağına, Tek’e. Neo-platonistler ışınlardan, aynı zamanda Tek tarafından asılan ip veya zincirlerden bahsederler. Altın Zincir imgesi Homeros’un İlyada’sından gelir. Zeus (Jove) kendi hakkında şunu söyler:

Görürsünüz o vakit ben neyim.
İsterseniz, tanrılar, gelin deneyin,
altın bir halat sarkıtın gökten,
tekmil tanrılar, tanrıçalar, tutun çekin o halatı,
harcayın olanca gücünüzü,
gene indiremezsiniz efendiniz Zeus’u yeryüzüne.
Ama ben bir çekersem şöyle iyicene,
alırım yukarı sizi de, toprağı da, denizi de,
bağlarım Olympos’un bir sivri doruğuna halatı,
havalarda uçuşur ne var ne yok hepsi.
Tanrılardan, insanlardan üstünüm ben böylesine.

Burada yüce tanrı Zeus Tek olanla özdeşleştirilebilir […]. Neden sonuç ilişkilerinin kırılmaz zincirleriyle Tanrı ona bağlı – harfi harfine onda asılı duran – evreni bağlar.

İp veya zincirin yanı sıra pagan neo-platonikler ayrıca silsilelerden de bahsederdi […]. Böylece tüm tanrı ve tanrıçalar (Varoluşlar aleminde) Baba olarak adlandırılan Tek’ten doğmuştur (Zeus’un da ünvanı “tanrıların ve insanların babası”ydı). Aynı şekilde daimon, melek ve Kozmik Ruhtaki diğer ruhlar bir tanrı veya tanrıçanın soyundan gelmektedir. Sonuç olarak, yaşamayan şeyler de dahil olmak üzere madde dünyasındaki her şey melek, tanrı ve Tek’in silsilesindedir. Bu durumda hepimiz Tanrı’nın çocuklarıyız.

Kaynak: The Wisdom of Hypatia”; Bruce J. MacLennan, PhD; 170. sayfa

This entry was posted in Popüler Kitap Alıntıları / Popular Books Excerpts and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s