About The 3 Sacred Currents – by Dr. Edmond Bordeaux-Szekely / 3 Kutsal Akım Hakkında – Dr. Edmond Bordeaux-Szekely

 

3 currents

‘The 3 Sacred Currents’. Symbol of the Biogenic Society founded in 1928 by Romain Roland and Dr. Edmond Bordeaux-Szekely.

 

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

‘In the hour preceding sunrise, just before when the angels of the earthly mother awake the earth still asleep, you will enter in the great sacred current of life. It is your brother the tree that holds the mystery of this sacred current, and it is him that you will embrace in thoughts; like you would embrace him to greet him, during the day, when you are out walking. And you will be one with this tree, as for at the beginning of time, we blended all into the sacred current of life that gave birth to the creation. While you will embrace your brother the tree, the sacred current of life will spread into all your body and its might will make you tremble. You will inspire then deeply the angel of the air and will pronounce the word life while expiring. You will become the tree of life that plunges its roots in the heart of the sacred current of life. And when the angel of the sun will warm up nature and that all creatures on earth, in the water and in the air will awake joyfully to the new day, you will rejoice in your body and your spirit about the sacred current of life that flows from your brother the tree towards you.

*

When the sun will be high in the sky, you will seek the sacred current of sound, in the heat of noon, everything stands still, all creatures rest in the shadow and the angels of the earthly mother become silent. It is then that you will open your ears to the sacred current of sound, as it could only be heard in silence. Think of the streams that spring in the desert after a violent storm and of the roaring of the waters. It is the voice of God, but you didn’t know. Because, it is written: At the beginning was the sound and the sound was with God. In truth I say to you, when we are born, we enter the world with the sound of God present to our ears, together with the song of the vast choir of heaven and the holy melody of the stars in their perennial course. It is the sacred current of the sound that crosses the celestial dome and the infinite kingdom of the heavenly father. It reaches us always, but we don’t hear it anymore. Therefore, at noon, in the silence, bend your ear and submerge yourself in the sound and allow the rhythm of God’s music beat in you until you become one with the sacred current of the sound. The sound created the world, erected the mountains and fixed the stars unto their throne of glory, way up in the sky. You will bathe in the current of the sound and the music of its waters will wrap you up. Its roaring will echo in all your body and its might will make you tremble. You will then inspire deeply the angel of the air and become the sound itself. Carried by this sacred current, you will reach the infinite kingdom of the heavenly father, where beats the rhythm of the world.

*

And finally, when darkness will gently close the eyes of the angels of the earthly mother, you will sleep also so that your spirit rejoins the unknown angels of the heavenly father. In the moment that precedes sleep, you will think of the bright stars, glorious, sparkling and far away. Because your thoughts at that exact moment are the bow of the archer that sends his agile arrow where he desires. At that moment, direct your thoughts towards the stars, because they are light. Penetrate in the sacred current of light, so that the chains of death lose forever their power on you. And unbound from the ties of the earth, ascend the sacred current of light, among the stars, until the infinite kingdom of the heavenly father.

Deploy your wings of light and, in spirit, soar with the stars, towards the most remote regions of the heaven where unknown suns shine. Because, at the beginning of time the holy Law said: Let there be light, and the light became. And you will become one with it, as its sacred current spreads in all your body and its might will make you tremble. You will then pronounce the word light while inspiring deeply the angel of the air and you will become one with the light itself; as it will carry you towards the infinite kingdom of the heavenly father, where he is blended in the cosmic sea of the light, cradle of all the creation. You will sleep in the arms of the heavenly father only when you have become one with the sacred current of light.

*

In truth I tell you, your body was not created only to breathe, eat and think, but also to penetrate the sacred current of life. Your ears were not created only to listen to the words of humans, the song of the birds and the music of the rain, but also to hear the sacred current of sound. Your eyes were not created only to show you the rising and setting of the sun, the golden waves of the wheat crops and the teaching of the holy manuscripts, but also to see the sacred current of light. One day, your body, your eyes, your ears will return to the earthly mother, but the sacred currents of life, of sound and of light are eternal and will not perish. Penetrate into the sacred currents, into this life, this sound and that light that gave you birth. Alike the river that reaches the far-away sea, rejoin the kingdom of the heavenly father and become one with him.

*

It is not possible to tell you more. The sacred currents will lead you where there is no words any more, in a place where even the holy manuscripts cannot record the mysteries.’

***

Dr. Edmond-Bordeaux-Szekely

Dr. Edmond-Bordeaux-Szekely

Source:

Translated from the French

from: ‘The Gospel of the Essenes’,

by Dr. Edmond Bordeaux-Szekely.

Editions Soleil, third Edition_1988, Geneva.

More here

 

 

 

 

 

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters and tagged , . Bookmark the permalink.

One Response to About The 3 Sacred Currents – by Dr. Edmond Bordeaux-Szekely / 3 Kutsal Akım Hakkında – Dr. Edmond Bordeaux-Szekely

  1. 3 Kutsal Akım Hakkında – Dr. Edmond Bordeaux-Szekely

    ***
    ‘Güneşin doğuşundan hemen önce, henüz dünyevi annenin melekleri hala uyuyan toprağı uyandırmadan önce yaşamın yüce kutsal akımına gireceksin. Bu kutsal akımın gizemini barındıran erkek kardeşin ağaçtır; gün içinde yürüyüşe çıkıp, selamlaşmak üzere ona sarılacakmışsın gibi onu düşüncelerinde kucaklayacaksın. Bu ağaç ile bir olacaksın, çünkü varoluşun başlangıcında hepimiz yaratılışı ortaya çıkaran yaşamın kutsal akımında harmanlandık. Erkek kardeşin ağacı kucakladığında yaşamın kutsal akımı tüm bedenine yayılacak olup, kuvveti titremene sebep olacak. O zaman havanın meleğine derinden ilham verip süresi dolmak üzere olan yaşam kelimesini telaffuz edeceksin. Yaşamın kutsal akımının kalbine köklerini salan yaşam ağacı olacaksın. Ve güneşin meleği doğayı ısıtıp, toprağın, suyun ve havanın tüm varlıkları neşeyle yeni güne uyandığında erkek kardeşin ağaçtan sana doğru akan yaşamın kutsal akımını bedeninde ve ruhunda kutlayacaksın.

    *
    Güneş tepeye yükseldiğinde sesin kutsal akımını arayacaksın, öğle vaktinin sıcağında her şey durgunlaşır, tüm varlıklar gölgede dinlenir ve dünyevi annenin melekleri sessizliğe bürünür. O zaman kulaklarını sanki sadece sessiz anlarda duyulabilen sesin kutsal akımına açacaksın. Şiddetli fırtınalardan sonra akan nehirleri ve suların gürlemesini düşün. Bunlar Tanrı’nın sesidir, ancak sen bunu bilmiyordun. Ancak yazılıdır: Başlangıçta ses vardı ve ses Tanrıyladı. Gerçekten doğduğumuzda kulaklarımızda mevcut olan Tanrı’nın sesiyle dünyaya giriş yaparız. Bu sese cennetin uçsuz bucaksız korosunun şarkısı ve yıllık seyirlerinde olan yıldızların ilahi ezgisi eşlik eder. Göksel kubbe ve kutsal babanın sonsuz krallığını geçen sesin kutsal akımıdır. O bize her zaman ulaşır, ancak biz onu artık duymayız. Bu yüzden sessizliğin hüküm sürdüğü öğle vaktinde kulağını eğ, sese dal ve sesin kutsal akımıyla bir olana kadar Tanrı’nın müziğinin ritminin içinde çalmasına izin ver. Ses dünyayı yaratmış, dağları dikmiş ve gökyüzünün tepelerinde yıldızları zafer tahtlarına otturturmuştur. Sesin akımında yıkanacaksın ve suların müziği seni sarmalayacak. Gürlemesi bedeninde yankı bulacak olup, kuvveti titremene sebep olacak. O zaman havanın meleğine derinden ilham verip sesin kendisi olacaksın. Kutsal akım tarafından taşınarak dünyanın ritminin attığı göksel babanın sonsuz krallığına varacaksın.

    *
    Son olarak karanlık, dünyevi annenin meleklerinin gözlerini nazikçe kapattığında sen de uyuyacaksın ki ruhun göksel babanın bilinmeyen melekleriyle kavuşsun. Uykuya dalmadan hemen önce muhteşem, ışık saçan ve uzaklarda olan parlak yıldızları düşüneceksin. Çünkü o anda düşüncelerin çevik okunu arzuladığı yere gönderen okçunun yayı olacak. O anda düşüncelerini yıldızlara yönelt, çünkü onlar ışıktır. Işığın kustal akımına nüfuz et ki ölümün zincirleri artık üzerinde hüküm sürmesin. Ve dünyanın bağlarından özgürleşerek ışığın kutsal akımını yıldızların arasına, göksel babanın sonuz krallığına kadar yükselt.

    *
    Işıktan kanatlarını aç ve neşeyle yıldızlarla bilinmeyen güneşlerin var olduğu gökyüzünün en uzak bölgelerine doğru yüksel. Yaratılışın başlangıcında kutsal kanun buyurmuştur: Işık olsun ve ışık olmuş. Kutsal akım tüm bedenine yayıldığı için onunla bir olup, kuvveti titremene sebep olacak. O zaman havanın meleğine derinden ilham verip yaşam kelimesini telaffuz edeceksin ve ışıkla bir olacaksın; seni ışığın kozmik denizinde, yaratılışın beşiğinde harmanlanan göksel babanın sonsuz krallığına doğru taşıyacak. Ancak ışığın kutsal akımıyla bir olduğunda göksel babanın kollarında uyuyacaksın.

    *
    Gerçekten bedenin sadece nefes almak, yemek ve düşünmek için değil yaşamın kutsal akımına nüfuz etmek için de yaratılmış. Kulakların sadece insanların kelimelerini, kuşların şarkısını ve yağmurun müzigini dinlemek için değil, sesin kutsal akımını duymak için de yaratılmış. Gözlerin sadece sana güneşin doğuşunu ve batışını, buğday tarlaların altın dalgalarını ve kutsal kitapların öğretisini göstermek için değil, ışığın kutsal akımını da görmen için yaratılmış. Bir gün bedenin, gözlerin, kulakların dünyevi anneye dönecek, ancak yaşamın, sesin ve ışığın kutsal akımları her zaman var olup kaybolmayacak. Sana hayat veren bu yaşama, bu sese ve o ışığa, kutsal akımlara nüfuz et. Uzak olan denize uzanan nehir gibi göksel babanın krallığıyla kavuş ve onunla bir ol.

    *
    Sana daha fazlasını anlatmak mümkün değil. Kutsal akımlar seni kelimelerin kifayetsiz olduğu, kutsal kitapların bile gizemleri kaydedemediği bir yere götürecek.’

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s