The Lady and The Peacock / Kadın ve Tavuskuşu

img_20170201_110610

Juno-Hera and the Peacock / Juno-Hera ve Tavuskuşu

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

Juno, the life-force and fertile aspect of the air, is connected to water in its moistly and steamy nature: The Mercurial Waters. Juno’s watery aspect could be assimilated to our ‘inner vision’. Juno, as the Mercurial Waters, participates with Jupiter, the ‘Fiery Sulfur’ contained in pure air, and both labor in an INTENSE way to the dissolving of the ‘Primal Earth’ long prepared by the alchimist-philosopher.

The peacock is Juno’s totem. The eyes on its feathers are the symbol of absolute vision in all domains of life, hence Juno is ‘Inner Vision’ and Jupiter, the ‘Fiery Nature of the Mind’. Both are united into self-observation that focuses in dissolving the doubts of the philosopher. The appearances of the world could be misleading and self-observation helps to ‘filter the coarse from the finer’. This catharsis (purification) is at the heart of the philosophical labor where Truth is like a constant pole that constantly attracts focus and interest, maintaining, guiding the efforts of the alchimist-philosopher, blessing him with an always renewed attention. This may be compared with ‘multiple gleams of light’ appearing at this stage of the process. Also known as the ‘shining polychromy of the deep embrace’, symbolized by the peacock ‘s tail fully displayed… When this happens, it is a valid indication of one’s progress: A great omen !

I came from the holy water regenerated like a young plant that is growing new leaves; pure and ready to climb to the stars…’ Dante, after having climbed the purgatory mountain.

This entry was posted in Mythology and Hermetism,. Bookmark the permalink.

2 Responses to The Lady and The Peacock / Kadın ve Tavuskuşu

  1. Jüpiter-Güneş’in ablası olan ve Hera adıyla da bilınen Juno Ay’ı, Yaratılış’ın zenginliğini temsil eder. Havanın yaşam gücü ve doğurganlığını sembolize eden Juno suyun nemli ve buharlı doğasıyla bağlantılırıdr: Cıvalı Sular. Juno’nun suyula olan ilişkisi ‘içimizdeki vizyon’la bağdaştırılabilir. Cıvalı Sular olarak Juno saf havada tutulan ‘Ateşli Sülfür’ olan Jüpiter’e katılıp, simyacı-filozof tarafından uzun bir zamanda hazırlanan ‘İlk Toprak’ın çözülmesine YOĞUN bir şekilde iştirak eder.

    Tavuskuşu Juno’nun totemidir. ‘İçimizdeki vizyon’un temsilcisi Juno’nun tüylerindeki gözler yaşamın tüm alanlarındaki mutlak vizyonu sembolize eder. Jüpiter ise ‘Zihnin Ateşli Doğası’dır. Her ikisi de filozofun şüphelerinin çözümlenmesine odaklanan öz-gözlemde buluşur. Madde dünyası yanıltıcı olabilir, bu noktada öz-gözlem gördüklerimizi bir filtreden geçirir. Bu katarsis (arındırma) felsefi çalışmanın kalbinde yer alır. Burada sürekli odağı ve ilgiyi kendine çeken sabit bir kutup gibi hareket eden Gerçek simyacı-filozofun çabalarını korur ve yönlendirir, kendisine her zaman tazelenen bir ilgi bahşeder. Bu, sürecin bu noktasında ortaya çıkan ‘ışıktan pırıltılar’la karşılaştırılabilir. Bu hal ‘ışıldayan derin kucaklaşmanın çok renkliliği’ ile de bilinip tavuskuşunun sergilenen kuyruğu ile sembolize edilir… Bunun gerçekleşmesi kişin gelişimine dair geçerli bir işarettir: Harika bir alamet!

    Yıldızlara ulaşmak üzere saf ve hazır olan, yeni yapraklar çıkaran taze bir bitki gibi yenilenmiş bir halde kutsal sudan geliyorum…‘ ‘İlahi Komedi’deki Dante, araftaki dağya çıktıktan sonra.

    Görseller Scola Hermetica’nın arşiv ve kütüphanesindendir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s