Doubt And Deepening Your Vow/ Şüphe ve Yemini Derinleştirmek

owen-gent-400x400

Artwork by Owen Gent

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

“When you choose to break dysfunctional cycles and heal yourself, you break negative generational cycles and heal your lineage”

-Jason Hairston

***

Author: Toko-pa

In fairy tales, there is often a character whose sole purpose is to introduce doubt into your mission. Like a strong tide their influence can pull you away from the shores of your truth, tempting you to renounce your secret vow altogether.

These characters are not always unsympathetic – they may even be folks you admire – but when you are subtly attuned to your nature, you’ll notice yourself wilting in their presence, taking on their diminishing view of your abilities.

Like eating something that doesn’t agree with you, this will give you a sour feeling in your belly, which sometimes grows into a rejection of life itself. In the worst of times, it may seem to stretch into an ocean of lostness in every direction.

When you find yourself in such an untethered place, there is a secret which can anchor you back into intimacy with your vow: The recognition that you are only susceptible to the invalidation which matches a companion vulnerability in your own standpoint.

Now, this isn’t to say that the other is not being an empirical jerk, but that in their jerkness, they’ve brought to light a place within that requires fortification. It is the thing that keeps us in relationship with those who don’t see us, or which holds us back from fully emerging with our gifts. You may even recognise it as an almost comfortable self-abandonment, where your losses outnumber your triumphs and “that’s how it will always be”.

But in the Dreaming Way, these periods of detachment are invitations to deepen your vow. To make boundaries against those sour-belly influences, tightening your circle of intimacy, taking symbolic steps towards that which knows your true name. This can be as simple as keeping a daily list of those beautiful things which conspire in your favour, recognising the tiny triumphs that are keeping you from downspiraling, or exalting in some physically symbolic way the life you are calling towards you.

Destiny is not to be mistaken with fate, where one has no influence upon its outcome. It requires us to take steps towards it, to parent its growth especially in times of doubt and weakness. And if we find the courage to move in its direction despite the absence of grand signs, we are often graced by the small miracles of confirmation and synchronicity that we’d been hoping for all along.

Source: https://toko-pa.com/2014/11/17/doubt-and-deepening-your-vow/

Association:

This painting reminded me of times long before I met with Nico. I was coming out of a deep depression and found the path of self-discovery. In this period of curiosity, doing small steps, following hints like a scout I was fortunate to have a dream. I was in a sinking boat, everything was scattered and I tried to hold myself above the water on a piece of wood. As far as I remember I tried to eat bread at the same time (not so sure about this anymore). Wondering what this dream means (and feeling at the same time that it is not an ordinary one) I came across a paragraph in “The School of Gods”. It was describing exactly the dream I had and talking about an entire transformation about one’s values and belief systems. I smiled, because I understood. A few days later I was in a yellow dolmush to Taksim and saw a boat model made of wooden planks. The boat was filled with earth and flowers were blossoming. I smiled again because now I knew that everything will be fine. I just had to be patient.

This entry was posted in Sanat & Medya / Art & Media. Bookmark the permalink.

One Response to Doubt And Deepening Your Vow/ Şüphe ve Yemini Derinleştirmek

  1. “İşlevsiz döngüleri kırmaya seçip kendini iyileştirirsen, nesiller boyu var olan olumsuz döngüleri kırıp silsileni iyileştirisin”
    -Jason Hairston

    ***
    Yazar: Toko-pa
    Masallarda çoğu zaman yegane amacı misyonuna şüphe yaymak olan bir karakter vardır. Güçlü bir dalga gibi etkisi seni gerçekliğinin kıyısından çekip alır ve gizli yemininden cayma konusunda seni baştan çıkarır.
    Bu karakterler her zaman sempati yoksunu değildir – hatta bazılarına hayran bile olabilirsin – ancak süptil bir şekilde doğanla uyumluysan onların yanında solduğunu, yeteneklerini olduğundan küçük gören bakış açılarını da üstlendiğini fark edersin.
    Bu, sana dokunan bir şeyi yediğinde midende oluşan ekşi bir tat gibi etki yaratır ve bu bazen hayatı red etmeye kadar varır. En kötü zamanlarda her alanda hissedilen kaybolmuşluğun okyanusuna kadar uzanabilir.
    Kendini bu tür bir boşluğun içinde bulduğunda seni yeminine tekrar demirleyecek olan bir sır vardır: Kendi bakış açındaki yoldaş yaranabilirliğe benzeyen geçersizliğe duyarlığı olduğunun farkında olmak.
    Bu diğerinin görgül bir pislik olmadığı anlamına gelmez, ancak kendi sersemlikleriyle içimizde bulunan ve bir güçlenme talep eden alanı ortaya çıkarmıştır. Bu bizi görmeyenlerle bir ilişki içerisinde tutar veya yeteneklerimizi tamamen gün ışığına çıkarmaktan alıkoyar. Bunun neredeyse rahat bir kendinden vazgeçiş olduğunu fark edebilirsin. Kayıplar kazançlardan fazladır ve “bu her zaman böyle olacaktır”.
    Ancak Hayal Yolu’nda ayrılmaların yaşandığı bu dönemler yeminini derinleştirmenin davetidir. Mideni ekşiten o etkilere sınır koymak, samimiyet çemberini daraltmak, gerçek ismini bilene doğru sembolik adımlar atmak. Bu, lehine komplo kuran güzel şeylerin günlük listesini tutmak, seni aşağıya çekilmekten uzaklaştıran küçük başarıları fark etmek veya kendine çektiğin hayatı fiziksel ve sembolik bir şekilde kutlamak kadar basit olabilir.
    Değişken kader sonucu etkileyemeyeceğiniz mutlak kader ile karıştırılmamalıdır. Bizi ona götürecek olan adımları atmamızı ve özellikle şüphe dolu zayıf anlarda büyümesini üstlenmemizi talep eder. Büyük işaretlerin yokluğuna rağmen ona doğru hareket etme cesaretini bulduğumuzda çoğu zaman baştan beri umut ettiğimiz onay ve eşzamanlılığın küçük mucizeleriyle onurlandırılırırz.

    Kaynak: https://toko-pa.com/2014/11/17/doubt-and-deepening-your-vow/

    Çağrışım:

    Bu resim Nico ile tanışmamızdan çok önceki yılları hatırlattı. Ağır bir depresyondan çıkıyordum ve öz-keşif yolunu bulmuştum. Ufak adımlar attığım, bir izci gibi ipuçları takip ettiğim bu merak dolu dönemde kendimi daha sonra şanslı hissettirecek bir rüya gördüm. Batan bir teknedeydim, her şey paramparça olmuştu ve ben bir parça tahtaya tutunarak kendimi su üstünde tutmaya çalışıyordum. Aynı zamanda ekmek yemeğe çalışıyordum (bundan çok emin değilim). Rüyanın anlamını merak ederken (ki aynı zamanda bu rüyanın sıradan bir rüya olmadığını hissediyordum) “Tanrılar Okulu”nda bir paragrafa denk geldim. Gördüğüm rüyayı betimleyip kökten dönüşen değer ve inanç sistemlerinden bahsediyordu. Gülümsemiştim, çünkü anlamıştım. Birkaç gün sonra sarı bir dolmuşun içinde Taksim’e giderken yolun üzerinde ahşap tahtalardan yapılmış bir gemi maketi gördüm. İçi toprak doluydu ve orada çiçekler açıyordu. Yine gülümsedim, çünkü her şeyin yolunda gideceğini biliyordum. Sadece sabırlı olmam gerekecekti.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s