Robert Fludd, ‘De Astrologia’: ‘Of those who condemn the practice of Astrology’ / ‘Astrolojiyi Kınayanlar Hakkında’

 

Robert-Fludd-le-Verbe-crea-la-Lumiere-caril-n-y-avait-pas

From Robert Fludd’s ‘Utriusque Cosmi Historia’.  Franckfurt_1617.

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

There are some people who ignore totally the science of the stars, so deeply entangled in the darkness of error that they only conceive what comes to their senses; they would like that this science, which is the science of the ministers of God, would not be practiced, arguing that it is not legitimate to speculate in so high places and search scrupulously and with great attention to detail within the secrets of the Creator. Others, as it was said, pretend that Astrology is not a science, but a frivolous art and completely misleading.

2011-12-01-1012-56

From Heinrich Khunrath’s ‘Amphitheater of the Divine Science’. Hanau_1609

 

We have in the preceding chapter answered to them. As for the others, who are their neighbors, we send them, so to dissipate their doubts, to the foreword of the ‘General Treatise of the Macrocosmos’; may they peruse it and examine it if it is not better fitting more an animal than a man, superior being doted with a Mens, to have such feelings, and formulate assertions so vile and making judgments so despicable. The Mens, by the way, wouldn’t have any of that because the Creator granted it to Man so that he would communicate with him and reach supreme bliss following the very same ladder to reach Heaven that the Mens used to descend from it into a human body.

jacob's ladder-01

‘Jacob’s Dream’
Bartolome Esteban Murillo.

Hermes Trismegistus agrees with this. In his first ‘Pimander’ discourse, he talks about human knowledge in Astrology: ‘Man possess in himself a sovereign might, but seven principles rule his deeds; all together they participate to the functioning of his Mens, and make him, each one in particular, participate to the general movement. Man acquires first the notion of time, then studies Nature in itself, then seeks to penetrate and analyze the circular movement and finally arrives to understand the essence of the one who rules and administrates fire.’ These words of Hermes Trismegistus are divine; they exalt the soul towards the superior heights; they teach that Man, by his excellence, can know the true nature of the Stars and their influx, they open him the door of the astrological science and of metaphysical speculation, with God’s permission. Further, he adds: ‘God created Man to his image and he loves him greatly because of this resemblance, hence granting him the usage (experience) of all his creations.’ Therefore, it is certain that the Mens, superior and divine, sparkle and ray of the light of God, tends naturally and by all means to elevate itself towards the supreme regions and even towards God, because in this inferior world where it is fixed against its own will, where it is driven by the Spiritus, it finds itself like in a dark dungeon, limited and restricted in the exercise of its will. It cannot get out of a region that is though its domain. Mens and Body are, indeed, two extremes. Their respective nature are even more contrary than of Heat and Cold, or Humid and Dry.

 

Ein Deutsches Theatrum Chemicum-02

Engraving from ‘Ein Deutsches Theatrum Chemicum’, edited by Friederich Roth-Scholzen. Nürnberg_1728.

So, we will rightly conclude, that it is not beyond human capacities to encompass the natures and dispositions of the Stars and the ruling forces of their movements, that it is not contrary to the Divine will and it is legitimate to reach, with the help of the Mens, the supreme regions and to communicate with God in a divine contemplation. But the thickness and darkness of the body blinds the soul and deprive it of its means like a blind, which being put on the eyes, prevents to acquire a notion of the visible objects. It is through Revelation that Man got to know the Stars and it is by Kabbalah that they have kept this knowledge.

942915_586465971366264_816931422_n

Design and writing by Louis Cattiaux.

21287_587287881284073_131128614_n

Writing by Louis Cattiaux.

***

From Robert Fludd’s ‘De Astrologia’

in his famous ‘ Utriusque Cosmi Tractatus’, 1617

Translated into English

from Pierre Piobb’s 1907

French translation.

More about

Robert Fludd here

Fludd’s magnum opus in Latin,

‘Utriusque Cosmi maioris salicet et minoris metaphysica..’

(1617–1619) is available here

    *

 

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters and tagged , . Bookmark the permalink.

2 Responses to Robert Fludd, ‘De Astrologia’: ‘Of those who condemn the practice of Astrology’ / ‘Astrolojiyi Kınayanlar Hakkında’

  1. Pingback: From Robert Fludd’s ‘De Astrologia’-‘The Causes Of False Predictions Among Most Astrologers ’ / Robert Fludd’un ‘De Astrologia’ Adlı Yazısından -‘Çoğu Astroloğun Yanlış Kehanetlerinden Doğan Sonuçlar’

  2. Robert Fludd’un ‘De Astrologia’ Adlı Yazısından -‘Astrolojiyi Kınayanlar Hakkında’

    Bazı insanlar vardır ki yıldız bilimini tamamen görmezlikten gelmektedir. Hatanın karanlığına derin bir şekilde saplanmış olup sadece duyularıyla algıladıklarını kavramaktadırlar; bu yüksek makamlarda tahmin etmenin meşru olmadığını savunarak Tanrı’nın vekillerine ait olan söz konusu bilimin uygulanmadığını görmek isterler, Yaratıcının sırları içinde titizlik ve ayrıntılara odaklanan büyük bir dikkatle arama yaparlar. Bahsedildiği gibi başkaları ise Astroloji’nin bir bilim değil, anlamsız bir sanat olduğunu ve tamamen yanlış yönlendirdiğini bahane ederler.

    Bir önceki bölümde kendilerine cevap verdik. Onlara komşu olan diğerlerini de şüphelerini gidermek üzere ‘General Treatise of the Macrocosmos’un önsözüne yönlendiriyoruz. Onu dikkatlice okuyup bu tarz duygulara sahip olmanın, iddiaları bu kadar alçakça dile getirmenin ve yargılarla bu kadar küçümsemenin Us ile üstün kılınmış insandan ziyade hayvana daha fazla uyup uymadığını sorgulayarak inceleyebilirler. Us bunların hiçbirini yapmazdı, çünkü Yaratıcı onu onunla iletişim kurabilsin ve azami mutluluğa erişsin, Us’un insan bedenine inebilmesi için kullandığı merdiveni kullanarak Sema’ya erişebilsin diye insanoğluna vermiştir.

    Hermes Trimegistus bununla hemfikirdi. İlk ‘Pimander’ söylevinde Astroloji’deki insan bilgisinden bahseder: ‘İnsanoğlu yüce bir güce sahiptir, ancak yedi ilke eylemlerini yönetir; hepsi Us’unun işlevselliğine katkıda bulunup her biri özellikle genel harekete katkıda bulunur. İnsanoğlu önce zaman algısını kazanır, sonrasında Doğayı inceler, devamında dairesel harekete nüfuz edip onu analiz etmek ister ve son olarak da ateşe hükmedip onu yönetenin özünü anlar.’ Hermes Trimegistus’un bu sözleri kutsaldır; ruhu üstün makamlara yükseltir; mükemmelliğiyle İnsanoğlu’nun Yıldızların gerçek doğasını ve akışlarını bilebileceğini öğretirler, Tanrı’nın izniyle ona astrolojik bilimin ve metafizik tahminin kapısını açarlar. Ve ekler: ‘Tanrı İnsanoğlu’nu kendi suretinde yarattı, bu benzerlikten ötürü onu çok sever ve ona tüm yaratımlarının kullanımını (deneyim) bağışlar.’ Bundan dolayı Tanrı’nın üstün ve kutsal kıvılcımı ve ışık huzmesi doğal olarak kendini her anlamda üstün makamlara, hatta Tanrı’ya doğru yükseltmeye eğilimlidir, çünkü iradesine karşın tutuklu olduğu bu alçak dünyada Ruh (Latince ‘Spiritus’) tarafından yönetilmekte olup kendini karanlık bir zindanda bulmaktadır, kısıtlı ve iradesinin sınırları içerisinde. Kendi alanı olmasına rağmen oradan çıkamaz. Us ve Beden gerçek anlamda iki uç noktadır. Kendi doğaları Sıcak ve Soğuk veya Nemli ve Kuru’dan bile daha zıttır birbirine.

    Dolayısıyla haklı olarak Yıldızların ve hareketlerinin hükmedici güçlerinin doğalarını ve eğilimlerini kapsamanın insan kapasitesini aşmadığı, Kutsal iradeye aykırı olmadığı, Us’un yardımıyla üstün makamlara erişilebildiği ve kutsal tefekkür halinde Tanrı ile iletişim kurulabildiği kararına varabiliriz. Ancak bedenin kalınlığı ve karanlığı ruhu körleştirip onu araçlarından men eder. Gözleri bağlanan ve böylelikle görülebilen objeleri kavrama yetisinin engellendiği bir kör gibi. İnsanoğlu Yıldızları Vahiy ile tanır, bu bilgi ise Kabala ile korunmuştur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s