The Universal Key and The Upper Limbs of The Body of Man / Evrensel Anahtar ve İnsan Bedeninin Üst Uzuvları

 

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.] 

The human physiology expresses in the Cosmos the spiritual principles and laws. It’s study reveals the cause of the life of Man in the Universe.

Each of Man’s organs manifests some laws.

If we examine the positions of the upper limbs we see that they are placed close to the head on each side of the abdomen and on the upper part. They are two in number and each are formed each of three parts: The arm, the forearm and the hand. Each of these parts can move free of the others . Each limb is composed of the arm made by one bone, the forearm by two bones, the hand by a group of five bones. Muscles insure the mobility of the whole.

We notice a symmetry towards a vertical plane that divides the body in two equal parts like the diameter of the universal key. There is a right and a left arm. These two limbs are in symmetry with a horizontal plane that passes by the nostril, center of symmetry of the human body, they are the lower limbs.

When we spread the arms sideways, they form the base of a triangle of which the summit is the head.

When we spread the upper and lower limbs sideways you can wrap them into a square and all the human body can be circumscribed by a circle.

All this demonstrates the symmetry of the human body, expression of a law of form and number.

The upper limbs are placed close to the head because their role is to protect it against attacks and also to serve the cosmic form the closest to the spirit. The head, in fact, is the center where all the organs of the senses are gathered so to tell the spirit about the cosmos and to transmit the idea to the form. It is also into the head that reaches the extremities of the organs that insure the maintaining functions such as nutrition, breathing…The upper limbs prolong, in some way, the center into space so to give a more precise knowledge of the form for the sensation or to model matter after the idea.

They are of a more substantial nature that the brain and must be place under and in order to comprehend a much larger space are pushed aside the vertical symmetrical plane. They are formed of three parts parts so to form a circle; each of the parts is proportioned to the width of the abdomen in such a way that that their length is pretty much equal. Each part has like this the length of the ray of this circle. This circle is described like this: width of the breast, arms, forearms, and the two hands.

The upper limbs express the law of the binary. The left one corresponds to love and the right one to wisdom. The universal current must penetrate through the left limb and exit through the right one. They express also the law of the ternary because they are formed of three parts. Furthermore, the head represents Imagination, the right hand Will and the left hand Might , or Thought, Speech and Affirmation.

The arm is composed of a bone, symbol of unity; the forearm by two bones, symbols of the binary; the hand by five bones which is the number of Man, of Being. Man can also be comprehended by a pentagram.

 

‘The Vitruvian Man’, drawing by Leonardo Da Vinci.

 

The upper limbs reveal a double exchange: Transmission to the spirit which reveals the nature of the cosmos and transmission to the cosmos of the order of the spirit. If you compare the limbs with the cycles, they correspond to Ouranos.

The hand inputs back to Imagination. In fact, it is the hand that allows us to grasp notions of the resistance to the cosmos by forces that Man must overcome so to act upon matter and vice-versa, when the spirit knows this information, so to transform the idea into form so to express essence into substance.

The hand has five fingers because the number five corresponds to Speech: The hand is indeed Speech for matter.

The upper limbs with their ten fingers symbolize the action of Unity (1) upon void (0). Furthermore, each finger is composed of three phalanges which indicates that trinity is in permanent contact with the Cosmos, that it exists both in the Cosmos and in the cycle Eon. This shows also that Man, in order to gain exact information about the Cosmos must establish the ternary in him.

The forearm corresponds to Will. It is the forearm that transmits to the hand the movement produced by the action of the arm which symbolizes Might. This Might manifests, as a matter of fact, with big muscles such as the biceps and the triceps.

If a sensation results from an action of the hand in the cosmos, there is a transmission by the nerves of the forearm up to the brain, then up to the spirit. The spirit seeks in the memory, proceeds by comparison (activity of the binary), arrives at a determination (ternary), confronts its ideas (second activity of the binary), arrives to a new determination (new ternary), compares the two determinations (activity of two binaries), arrives to a third ternary. It is this nonary that is transmitted by the spirit to the brain, to the nerves of the arm, to the forearm, to the hand, and this nonary is fixed by the hand into the cosmos.

We may then conclude after the study of the upper limbs of Man that what is below is like what is above and what is above is like what is below; that the same law, the same principle rules in Eon and in the Cosmos.

So, Man reflects the Pan. Such a perfect expression must then necessarily unite with God.

Translated from the original French of Georges Floc’h,  December 1923.

***

Note:

The cycle Ouranos: The spiritual aspect of the created Universe, vs. Cosmos, the material aspect of the created universe.

The Cycle Eon: The Being (in French,’Etre’) aspect of God.

This entry was posted in Scola Hermetica, Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters and tagged , , . Bookmark the permalink.

One Response to The Universal Key and The Upper Limbs of The Body of Man / Evrensel Anahtar ve İnsan Bedeninin Üst Uzuvları

  1. Evrensel Anahtar ve İnsan Bedeninin Üst Uzuvları

    İnsan fizyolojisi Evren’deki ruhsal ilke ve yasaları ifade eder. İncelendiğinde insanın evrendeki yaşam nedenini ortaya çıkartır. İnsanın her bir organı bazı yasaları tezahür eder.

    Üst uzuvların konumlarını incelediğimizde üst karnının her bir yanına, başa yakın bir şekilde yerleştirildiklerini görürüz. Sayıları iki olup her biri üç parçadan oluşur: Kol, kolun ön kısmı ve el. Bu parçaların her biri diğerlerinden bağımsız hareket edebilir. Her uzuv bir kemikten yapılan kol, iki kemikten yapılan kolun ön kısmı ve beş kemikli bir gruptan yapılan elden oluşur. Bütünün hareketliliğini kaslar sağlar.

    Evrensel anahtarın çapı gibi bedeni iki eşit parçaya bölen, dikey bir düzleme doğru oluşan bir simetriyi fark ederiz. Onlar sağ ve sol koldur. Bu iki uzuv, insan vücudunun simetri merkezi olan burun deliğinden geçen yatay bir düzlemle simetriktir. Bunlar alt uzuvlardır.

    Yana açılan kollar bir üçgenin tabanını oluştururlar, bu üçgenin tepe noktası baştır. Yana açılan alt ve üst uzuvları bir kareye sarabilirsin, insanın bedeni bir çembere alınabilir.

    Hepsi insan bedeninin, şekil ve sayı yasasının ifadesinin simetrisini gösterir. Üst uzuvlar başa yakın yerleştirilmiş olup görevleri onu saldırılara karşı korumak ve tine en yakın olan kozmik şekle hizmet etmektir. Gerçekte baş duyuların tüm organlarının buluştuğu merkez olup tine evrenden bahseder ve fikri şekle aktarır. Bunun yanı sıra baş organların uzuvlarına erişip beslenme, nefes alma gibi fonksiyonların devamlılığını sağlar… Üst uzuvlar bir şekilde merkezi alana doğru esnetip duyumsamaya şekle ilişkin kusursuz bir bilgi verir veya fikri temel alarak maddeyi şekillendirir.

    Onlar beyne göre daha dayanıklı bir doğaya sahip olup daha alta yerleştirilmelidir. Ve daha geniş bir alanı kapsayabilmeleri için dikey simetrik düzlemin yanına itilmektedirler. Onlar üç parçadan oluşup bir çember oluştururlar; her bir parça karnın genişliği ile orantılı olup böylece uzunlukları eşittir. Bu şekilde her bir parça bu çemberin çizgisinin uzunluğuna sahiptir. Söz konusu çember bu şekilde tarif edilmektedir: göğüsün genişliği, ön kollar ve iki el. Üst uzuvlar ikili yasayı ifade eder. Soldaki sevgi, sağdaki ise bilgelikle eş duyumludur. Evrensel akım sol uzuvdan nüfuz edip sağdakinden çıkmalıdır. Onlar aynı zamanda üçlü yasayı da ifade ederler, çünkü her biri üç parçadan oluşur. Bunun dışında baş Hayal Gücünü, sağ el İradeyi, sol el ise Gücü veya Düşünceyi, Konuşmayı ve Afirmasyonu temsil eder.

    Kol, birliğin sembolü olarak bir kemikten oluşur; kolun ön kısmı ikiliğin sembolleri olarak iki kemikten; el ise İnsanın, Varlığın numarası olan beş kemikten. İnsanı aynı zamanda pentagram ile kavramak mümkündür.

    Üst uzuvlar çift değişimi ortaya koyar: Evrenin doğasını ortaya çıkartan tine ve tinin evrene emrini aktarımı. Uzuvları döngülerle kıyasladığında Uranus ile eş duyumlular.

    El Hayal Gücü için geri beslemede bulunur. İnsanın maddeyi yönetebilmesi için üzerinden gelmesi gereken güçler aracılığıyla evrene gösterilen direnci algılayabilmemizi sağlayan eldir gerçekte. Tersi de söz konusu olup tin bu bilgiye sahip olup fikri şekle dönüştürür ve böylece özü maddede ifade eder.

    Elin beş parmağı vardır çünkü beş numarası Konuşmayla eş duyumludur: El gerçekten madde için Konuşmadır.

    On parmağa sahip olan üst uzuvlar Birliğin (1) Boşluğun (0) üzerindeki egemenliği sembolize eder. Ayrıca her bir parmak üç parmak kemiğinden oluşup üçlüğün her daim Evrenle irtibat halinde olduğunu, hem Evrende hem de ebediyetin döngüsünde var olduğunu gösterir. Bu aynı zamanda Evrenle ilgili kesin bir bilgiye sahip olmak isteyen insanın kendi içindeki üçlüğü kurması gerektiğinin bir göstergesidir.

    Kolun ön kısmı İradeyle eş duyumludur. Gücü sembolize eden kolun eylemiyle gerçekleşen hareketi ele aktaran kolun ön kısmıdır. Bu Güç pazı ve üç başlı kas gibi büyük kaslarla tezahür eder.

    Bir duyumsama evrendeki bir elin eyleminden doğduğunda kolun ön kısmının sinirleri aracılığıyla beyne, oradan da tine yapılan bir aktarım mevcuttur. Tin anıda arar, karşılaştırmayla devam eder (ikili aktivite), bir kararlılığa varır (üçlü), fikirlerine karşı koyar (ikiliğin ikinci aktivitesi), yeni bir kararlılığa varır (yeni üçlü), iki kararlılığı karşılaştırır (iki ikiliğin aktivitesi), üçüncü bir kararlılığa varır. Bu 0-8 arasındaki sayıları kullanan sayı sistemi tin tarafından beyne, kolların sinirlerine, kolun ön kısmına, ele aktarılır ve bu sayı sistemi el ile evrende sabitleştirilir.

    İnsanın üst uzuvlarını inceledikten sonra aşağısı nasılsa yukarısı odur ve yukarısı nasılsa aşağısı odur, Evren ve Ebediyette aynı yasanın, aynı ilkenin geçerli olduğu sonucuna varabiliriz.

    Dolayısıyla İnsanoğlu Pan’ı yansıtır. Bu kadar mükemmel bir ifade ister istemez Tanrı ile birleşmelidir.

    Georges Floc’h, December 1923.

    ***
    Not:

    Uranus döngüsü: Yaratılan Evrenin ruhani yönü, maddi yönünü temsil eden Kozmos’un karşıtı.

    Ebediyetin döngüsü (EON): Tanrı’nın Varoluş yönü (Fransızca,’Etre’).

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s