Delisle de Sales: About Orpheus / Orfe Hakkında

Orpheus_In 'Le Monde Primitif'

Orpheus, as in ‘Le Monde Primitif’, by Antoine Court de Gebelin.

[Türkçe çeviri için yorum bölümüne bkz.]

 

‘We do not have any true historical monument that dates back only to four thousand years, and one may blame the physical revolutions that our continent has bared and not the youth of the human specie.

It has been thirty centuries ago that Orpheus gave to the nomad and cannibalistic Thracians customs, laws and a religion (a).

Egypt, in his time, seemed to be the center of human knowledge; he went there, read the books of Hermes, was initiated into the mysteries of Isis (b), and came back in Greece to establish his homeland.

It was said that of this great man, that he knew with his lyre to tame tigers: It meant, for the philosopher, that he derived the morality of the harmony of intelligent beings, and that the Thracians having tasted this harmony, from tigers they were became men.

Orpheus_Mosaic

Mosaic, “Orpheus Taming Wild Animals,” from the Eastern Roman Empire, near Edessa, A.D. 194. Turkey.

Orpheus, initiated into the mysteries of physics, must have operated marvels; it is likeable, for instance, that he knew through the study he made of herbs and the human machine, how to heal Eurydice from a mortal disease, and that he lost her because he wanted to bypass her convalescence by involving her back into his life. That event gave the idea of his descent to the Underworld, immortalized by the music of Glück and by the verses of Virgil.

If we are to believe the enthusiasts who walk among miracles only, Orpheus, found guilty to have revealed the mysteries to non-initiated, was stricken by a lightning bolt (c); the history of this marvel was repeated later by the Greeks, when they wanted to explain Ajax’s shipwreck, and by the Romans, when they wanted to justify Romulus’ murder. It is much more likeable that the women of Thrace, irritated by their husbands abandoning them to follow their lawmaker, conspired against him, got drunk, to compensate by the hysteria of blood their lack of courage, and cowardly murdered the man they were unknowingly indebted with.

Eastern Rhodope mountains in Bulgaria rock relief depicting Orpheus’ Lyra. Picture at 24rodopi.com

Orpheus composed many books that time did not respect: Even his hymns that were recited for so long in Athens at the opening of the mysteries, are intangible monuments that their authenticity is contested (d).

The philosophical tradition tells us that this great man was the best astronomer of his time, that the true planetary system wasn’t unknown to him, and that he wrote about the plurality of the worlds (e).

The diet regime he gave to the Thracians is very well know, perhaps because of its austerity, or because it preceded a great number of centuries Pythagoras and his school. He imposed to his fellow citizen to be fruit eaters, even forbidding eggs, because he thought of it as the origin of the chicken and in a more elaborated system, as the principle of beings (f). This regimen known under ‘Orphic way of life’ was the mean, together with the laws, that contributed to soften the Greek customs and inspire to the Thracians the disgust of shedding human blood.

Orpheus, superior by his genius to his contemporary fellows, was regarded as an inspired man but never claimed to be one and that is why Celsius the philosopher dared proposed to the Christians to take him also as their lawmaker.

Tolerance was the foundation of the Orphic morality and it is by adopting it that the Thracian cannibals became men of nature.

The theism of this man wasn’t a problem: Orpheus on this subject had ideas as sublime as that of Marc-Aurelius. He even dared to express them in verses and never Poetry deserved better than that of language of the gods. The following verses may perhaps give an idea of this precious monument of the antiquity:

This god, people of the river Nile, that rules over your masters,

Is himself the root and the trunk of the beings,

His hand supports heaven, earth and the underworld,

Matter and spirit share its essence.

He unites the rings of this immense chain

That from the star to the atom embraces the universe.

Of the organized being his voice produces the seed.

He is the principle as much as the word,

The Memphis sage gets a grasp of him

in the torches of the night and the star of the day.

The Earth, in its bosom unfolds its finery,

The water refreshes the greenery’s enamel,

The fire that maintains the vigor of our senses,

Everything, to the enlightened eye, describes a first cause:

God comes like a spouse to impregnate nature.

He comes to the ungrateful, but by striking them.

He speaks, and his orders are carried, without a whisper,

From the nothingness to the being, and from the being back to nothingness.’

(From a fragment of a hymn attributed to Orpheus by Aristotle in his letter to Alexander about the system of the world, chapter 7, paragraph 1. Many critics pretend that what is left to us of Orpheus’ hymns is from another hand; but who would guess about this such eloquent piece that I’ve just translated?)

The people, the conquerors, and time-even more destructive, added many absurdities to the ancient theogony of Orpheus. But the theism that it consecrates was preserved during many centuries in the celebrations of the mysteries in its integrity and if the doctrine shared in these mysteries would have been made public, Greece would not have to blame itself for Socrates’ death.’

Lyre Solaire

‘Lyre solaire’, from the much neglected ‘François Nicolas Noel’ manuscripts.

 ***

Source:

‘About Orpheus’

by Jean-Baptiste-Claude Delisle de Sales,

in ‘Philosophie de la Nature’, Tome sixieme,

Livre cinquieme, chapitre deuxieme, article premier.

Page 383 to 388. All the notes

are in the French originals, here:

*

 

 

 

 

This entry was posted in Spiritüel Ustalar / Spiritual Masters. Bookmark the permalink.

One Response to Delisle de Sales: About Orpheus / Orfe Hakkında

  1. ‘Orfe Hakkında’

    Yazar: Jean-Baptiste-Claude Delisle de Sales
    Kaynak: ‘Philosophie de la Nature’ (6.Cilt, 5.Kitap, 2.Bölüm, ilk makale, sayfa 383-388).

    ‘Sadece 4.000 yıl öncesine dayanan gerçek bir tarih eserimiz yoktur ve bunun için insan türünün gençliğini değil de kıtamızın geçirdiği köklü değişiklikleri suçlayabiliriz.

    30 asır önce Orfe göçebe ve yamyam Trakyalılara birtakım töre, yasalar ve bir din verdi (a).

    O zamanlar Mısır insan bilgisinin merkezi sayılırdı; oraya gidip Hermes’in kitaplarını okudu, İsis’in gizemlerine (b) inisiye oldu ve Yunanistan’a dönüp vatanını kurdu.

    Bu yüce insanın liriyle kaplanları ehlileştirdiği söylenirdi: Filozof için bu kendisinin zeki varlıkların ahenginden ahlak türettiği ve bu ahengin tadına varan Trakyalıların kaplandan insana dönüştüğü anlamına gelirdi.

    Fiziğin gizemlerine inisiye olan Orfe mucizeler yaratmış olmalıdır; örneğin bitkileri ve insanın mekanizmasını inceleyerek Euridice’i ölümcül bir hastalıktan kurtarabilmiş olabilir, ancak iyileşme dönemini atlatarak onu tekrar hayatına dahil etmek istediğinden Euridice’i kaybeder. Bu olay onu Yeraltı Dünyası’na inmesini teşvik eder, Gluck’un müziği ve Virgil’in şiirleriyle ölümsüz olur.

    Sadece mucizelere inanan coşkulu kimselere bakılırsa Orfe inisiye olmayanlara gizemleri gözler önüne serdiği için suçlu bulundu ve bu yüzden onu bir yıldırım çarptı (c); bu mucizenin hikayesi daha sonra Ajax’ın gemi enkazını açıklamak isteyen Yunanlılar ve Romulus’un katilini haklı çıkarmak isteyen Romalılar tarafından tekerrüre uğradı. Kanun yapıcılarını takip etmek üzere kendilerini terk eden eşlerine kızgın olan Trakyalı kadınların ona karşı komplo kurmaları, sarhoş olmaları, cesaret yoksunluğunu kanın histerisiyle telafi etmeye çalışmaları ve bilmeden borçlandıkları adamı korkakça öldürmeleri daha muhtemeldir.

    Orfe zamanın saygı duymadığı birçok kitap yazdı: Uzun bir süre Atina’da gizemlerin açılışında okunan ilahiler bile otantikliği inkar edilen dokunulmaz anıtlardır (d).

    Felsefi öğretiye göre bu harikulade adam zamanının en iyi gökbilimcisiydi, gezegenlerin gerçek sistemini biliyordu ve birçok dünyanın varoluşunu kağıda döküyordu (e).

    Trakyalılara verdiği kemer sıkma politikası çok iyi biliniyor, belki tasarruf önlemlerinden belki de Pisagor ve okulundan asırlar öncesi var olduğundan dolayı. Vatandaşlarını meyve yemeğe zorladı, hatta yumurtaları yasakladı, çünkü onları tavuğun kaynağı olarak görüyordu, bu da daha özenli bir sistemde varlıkların ilkesi anlamına gelmektedir (f). ‘Orfik yaşam biçimi’ olarak bilinen bu düzen yasalarla birlikte Yunan törelerini yumuşatmaya ve insan kanı döken Trakyalıların bundan iğrenmelerine vesile oldu.

    Dehasıyla aynı çağda yaşamış olan insanlara üstün olan Orfe ilham almış ancak bunu hiçbir zaman iddia etmeyen bir insan olarak görülürdü, bu yüzden filozof Celcius cesaret edip onu kanun yapıcısı olarak Hristiyanlara tavsiye etti.

    Orfik ahlakın temelinde hoşgörü vardı, onu adapte ederek Trakyalı yamyamlar doğa insanı oldular.

    Bu insanın teizmi sorun değildi: Orfe’nin bu konuda Marc Aurelius’unki kadar görkemli fikirleri vardı. Hatta bunları şiirlere dökmeye cesaret etti ve o zamana kadar şiir sanatı tanrıların dilinden daha iyisini hak etmemişti. Aşağıdaki mısralar belki de antik çağın bu değerli abidesi hakkında az da olsa fikir verebilir:

    ‘Nil nehrinin insanları, üstatlarınızı yöneten bu tanrı
    Varlıkların kökü ve gövdesidir.
    Eli göğü, yeri ve yeraltı dünyasını destekler,
    Madde ve Tin özünü paylaşır.
    Yıldızdan zerreye adar evreni kucaklayan
    Bu engin zincirin halkalarını birleştirir.
    Düzenli varlık olarak sesi tohumu üretir.
    Hem ilke hem söz olup,
    Memphis bilgisi onu gecenin meşalelerinde
    Ve günün yıldızında kavrar.

    Dünya koynunda güzelliğini gözler önüne serer,
    Su yeşilin emayesini canlandırır,
    Duyularımızın gücünü koruyan ateş,
    Uyanmış göze her şey ilk nedeni anlatır:
    Tanrı bir sevgili gibi doğayı gebe bırakmaya gelir.
    O nankörlere gelir, ancak çarparak.
    Konuşur ve emirleri fısıltı olmaksızın hiçlikten varlığa ve
    Tekrar varlıktan hiçliğe taşınır.’

    (İskender’e dünyanın sistemi hakkında yazdığı bir mektupta Aristo’nun Orfe’ye atfedilen yazdığı bir ilahinin kesiti, yedinci bölüm, birinci paragraf. Birçok eleştiriye göre Orfe’nin ilahilerinden bize kalanlar başka insanların elinden çıkmıştır; ama kim çevirmiş olduğum bu güzel parçayı bilebilirdi?)

    İnsanlar, fethedenler, hatta zaman daha da yıkıcıdır, zaman içinde Orfe’nin kadim teogonisine birçok anlamsızlık eklemiştir. Ancak kutsadığı teizm gizemlerin kutlamalarında bütün olarak korunmuştu. Eğer bu gizemlerin doktrini halka açılsaydı, Yunanistan Socrates’in ölümü için kendini suçlamış olmazdı.’

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s